Özerk Yönetim: ABD, Rusya masa altından Türkiye’ye ‘yürü’ diyor

img

GİRÊ SPÎ – Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Yürütme Meclisi'nden Emine Osê, ABD, Rusya ve rejimin Türkiye’ye masa altından “Yürü” dediklerini belirterek, saldırıların altındaki uluslararası desteğe dikkat çekti.  Önümüzdeki birkaç hafta içinde sürecin netleşeceğini söyleyen Osê, "Bu halkın ve iradesinin dışında bir çözüm gelişmeyecek" dedi. 

 
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim tarihinde başlattığı saldırılar devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve himayesindeki “Suriye Milli Ordusu" (SMO) adı altında toplatılan paramiliter grupların saldırılarına Demokratik Suriye Güçleri (QSD) meşru müdafaa temelinde karşı koyuyor. ABD ve Rusya ile yapılan ateşkes ve mutabakatlara uymayan Türkiye, bölgeyi hem havadan hem de karadan bombalamaya devam ediyor. Türkiye’nin saldırısı sonucu Girê Spî ve Serêkanîyê kent merkezleri TSK ve SMO’nun kontrolüne geçince, sahada farklı dengeler oluştu. Askeri gelişmelerin yanı sıra siyasi gelişmelerin yoğunlaştığı Kuzey ve Doğu Suriye’de uluslararası güçlerin desteğiyle oluşturulmaya çalışılan kriz daha da derinleştirilmek isteniyor. Yaşanan son gelişmeleri Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eşbaşkan yardımcılarından Emine Osê, Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi. 
 
TÜRKİYE’NİN PLANLARI 
 
Türkiye’nin saldırılarının yeni olmadığını belirten Osê, Suriye iç savaşının başından beri yaşanan gelişmelerde parmağı olduğunu söyledi. Krizin derinleştirilmesinde Türkiye’nin çok büyük rolü olduğunu belirten Osê, bu savaşla Türkiye’nin yeni 100 yılın haritasını çıkarıp planlarını hayata geçirmek istediğini kaydetti. Bunu da Osmanlıcılık hayali ile yapmak istediklerine değinen Osê, bu plan çerçevesinde Suriye topraklarının kendilerine ait olduğunu iddia ettiklerini aktararak, “Zaten Erdoğan kendini Osmanlı imparatoru olarak tanımlıyor. Bu planlarını devreye koymak için birçok diplomatik girişimde de bulundular. Milliyetçi politikalar güttüler. Hem içeride hem de dışarıda bunu yaptılar. Suriye sahasında Cerablus, Bab ve Efrîn ile başladılar. Bununla da yetinmediler. Tüm dünyanın gözü önünde Halep’ten Kerkük ve Musul’a ulaşan harita ile ne yapmak istediklerini ortaya koydular. Bu plan sadece Kürtleri hedeflemiyor. Aynı zamanda bir bütünen bölge için hayata geçirilmek isteniyor” dedi. 
 
'ŞİMDİ DE DAİŞ SAHAYA SÜRÜLDÜ'
 
Bu planın bugüne kadar yenilgiye uğratıldığını belirten Osê, ardından DAİŞ’in sahaya sürüldüğüne değindi. Bir çok güç gibi Türkiye’nin de DAİŞ’ten çok yararlandığını ifade eden Osê, konuşmasına şöyle devam etti: “Sınırlarını açtılar, cephane verdiler, geçişlerini sağladılar ve 5 yılın sonunda Kürt bölgelerinden başlayarak, Dêra Zor’a kadar bir mücadele sürdü. DAİŞ’in askeri olarak varlığının bitirilmesinden sonra DAİŞ’in öyle kolayca bitirilmeyeceğini gördük. Aklı ve binlerce uyuyan hücreleri ile ideolojik yapısı bulunuyor. Bu süreçte Türkiye’nin DAİŞ’ten kurtardığımız ve güvenli alanlar olan bölgelere dönük tehditleri bitmedi. Suriye'de İdlib, siyasi çözüm ve bizim bulunduğumuz alanla ilgili tartışmalar kalmıştı. İdlib bir nevi sürecin sonu olarak algılanıyordu. Bunun için hem Rusya hem Türkiye hem de Suriye rejimi ağırlığını oraya verdi. Tabi Suriye savaşını derinleştirmek isteyenlerin isteği de sürekli olarak güvenlik sorunu yaratmak, çözüme engel olmak ve istikrarı bozmaya dönük planlar yapmaktı. Bizim sistemimiz ise Suriye krizi için bir çözüm oluşturuyor. Onlar da, bu sistemi söz ettiğim planları nedeniyle önlerinde engel olarak gördü. Kriz ne kadar derinleşirse o kadar planlarına hizmet ediyor. Bunu yapan ise ABD ve Rusya. Bölge halklarını kendilerine muhtaç bırakmak istiyorlar.”
 
'TARAF OLAN KİMSE SALDIRILARA TEPKİ GÖSTERMEDİ'
 
Uluslararası koalisyon ile olan ilişkilerine de değinen Osê, onlarla çalışmalarının sadece askeri olduğunu ve bununda DAİŞ’e karşı verilen mücadele olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu durumu hiç bir zaman kabul etmediğini dile getiren Osê, koalisyonun en son Türkiye-Suriye sınırını korumak için kendileriyle Türkiye arasına konuşlandığını da hatırlattı. Kendilerinin de bunu olumlu gördüklerini aktaran Osê, komşularıyla iyi ilişki geliştirip, siyasi çözümleri esas alan bir temelde yaklaşmak istediklerini dile getirdi. Ancak Türkiye’nin buna farklı yaklaştığını ifade eden Osê, yaşanan gelişmelerle birlikte koalisyonun sınırın bazı yerlerden çekildiğini ifade ederek, “Gelinen aşamada ise bize işgal saldırıları gerçekleşti, bu saldırılar halen devam ediyor. Suriye’de taraf olan hiç kimse bu saldırılara karşı tepki göstermedi. Onlar da bundan cesaret alarak, etnik temizlik saldırıları gerçekleştirdiler. Savaş suçu işlediler. Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptıklarından dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanmalı. Onlar Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı saldırılar öncesinde çok büyük bir diplomasi çalışması yürüttüler. Ancak bu istedikleri gibi olmadı. Dünya halkları ve kamuoyu bu saldırılara karşı çok büyük bir öfke dile getirdi. Rojava için ayağa kalktılar” diye konuştu.
  
GRUPLAR 10 KM GERİYE ÇEKİLECEKTİ
 
Osê, ateşkes anlaşmalarına rağmen saldırıların hiç durmadığı ve Türkiye'nin uluslararası güçlerin sessizliğinden aldığı güçle yaptığının  altını çizerek, şunlara yer verdi: “Savaşı durdurmak için büyük sorumluluk aldık ve yerine getirdik. Ancak yapılan anlaşmalara göre biz nasıl bazı yerlerden çekildiysek onların da bazı yerlerden çekilmesi gerekiyordu. Biz yerine getirdik, ancak onlar uymadı, uymuyor. Onların aldıkları yerlerden 10 kilometre geriye çekilmesi gerekiyordu, devriyelerin gerçekleşebilmesi için. Fakat onlar gün gün ilerlemeye devam ediyor.”
 
'HALKLARIN İRADESİ OLMADAN ÇÖZÜM OLMAZ'
 
Türkiye’nin NATO’dan habersiz hiçbir şekilde bir savaşa giremeyeceğine de dikkat çeken Osê, “Yani ABD bir tek sözü ve yaklaşımıyla bu savaşın yaşanmasını engelleyebilirdi. Ancak masa altında yürüyün dediler. Sadece onlar değil Suriye rejimi ve Rusya da bunu yapabilirdi. Resmi olarak söylemeseler de başka bir şekilde saldırı izni verdiler. Pratikte karşı bir yaklaşım olmadığını görene kadar bunun ortaklarıdırlar. Bunun altında nasıl bir anlaşma var ve nereye kadar gidecek bu da belli değil. Belli olan şey ise yaşananların uluslararası bir komplo sonucunda geliştiğidir. Kürtlerin sorunu şu an dünya gündeminde. Artık öyle bölgesel olup ve üstü örtülecek bir mesele değil. Şu an uluslararası bir mesele haline geldi ve bu durum beraberinde bir çözümü de getirir. Biz her türlü duruma göre kendimizi hazırlıyoruz. Uluslararası güçler ne kadar toplantı yapsa ve bölge halklarını dışında tutmaya çalışsa da artık halkların iradesi olmadan bir çözüm olmaz” ifadelerini kullandı.
 
AVRUPALI GÜÇLERİN ‘GÜVENLİ BÖLGE’ TALEBİ 
 
Savaşın ortalarında Avrupalı bazı ülkelerin girişimlerine de değinen Osê, bu konuda ise, “Başta Almanya güvenli bir bölge oluşturulmasını talep etmişti. Bu talep aslında Hollanda, Almanya ve Fransa’nın talebi olarak gelişti. Onlar Türkiye’nin içinde olmadığı bir güvenli bölgeden söz ediyorlardı. Buna ABD de sıcak yaklaşıyordu. Ancak Türkiye her üç ülkeye karşı da saldırgan bir tutum içerisine girdi. Her üç ülkeye de DAİŞ’lileri göndereceklerini belirterek tehdit etti. Bu nereye varır bilinmez, ancak Türkiye’nin olmadığı ve uluslararası bir gücün denetiminde olan bir bölgeyi biz de olumlu görüp, destek sunarız” ifadelerini kullandı.
 
ENKS İLE GÖRÜŞMELER
 
ENKS ile yaptıkları görüşmelere ilişkin de konuşan Osê, Türkiye’nin son saldırılarından önce Fransa’nın bu konuda inisiyatif alarak, kendileriyle ENKS arasında ilişkiler geliştirdiği bilgisini verdi. Osê, bu kapsamda ENKS ile bazı çalışmaların ve toplantıların gerçekleştiğini ifade etti. Bugün biraz daha farklı bir sürece girdiklerine işaret eden Osê, bu konuda ise şunları aktardı: “Bugün tüm Kürtlerin kazanımları ortada ve buna karşı büyük bir tehdit var. Kürtlerin varlık ve yokluğu tartışılıyor. Bu anlamda bazı meselelerin önümüze gelmemesi gerekiyor. Bütün Kürtlerin varlığı için ayrı düşüncelerini bir yana bırakmalıdır. En son QSD komutanlığı da çağrı yaptı. Biz de buradan çağrı yapıyoruz. Her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Kürtlerin birliğinin sağlaması elzemdir.”
 
'REJİM ASKERİ SAVAŞIN OLDUĞU YERDEN ÇEKİLİYOR'
 
Soçi anlaşması ve sözü edilen ateşkeslere ilişkin bilgi veren Osê, şunları söyledi: “Soçi anlaşmasının gerçekleşmesinde ne haberimiz oldu ne kabul ettik. Kimse de görüşümüzü almadı. Sadece savaşın durdurulması için evet dedik. Biz burada Suriye rejiminin saldırılara karşı sınıra konuşlanmasını ve Rusya’nın bizimle rejim arasında bir sorumluluk üstlenmesini istedik. Önümüzdeki süreçlerde siyasi olarak rol almasını talep ettik. Ancak Rusya hem bize istediklerini kabul ettirmek hem de Türkiye’yi daha fazla NATO’dan uzaklaştırmak için bazı şeylere gözünü kapatıyor. Biz ciddi davrandık ve güçlerimizi sınırdan 30 kilometre geri çekildi. Suriye rejiminin tüm sınır hattına yayılması gerekiyordu, ancak bunu tam olarak yapmadılar. Savaşın olduğu yerlerden hemen geri çekiliyorlar. Hem sınıra ve belirlenen yerlere konuşlanmak hem de saldırıların durdurulması için ağır hareket ediliyor. Biraz sürece yayıyorlar. Misal şimdi Eyn İsa yakınlarındayız. Çeteler ile aramızda 1-2 kilometre var. Suriye rejimi ve Rusya burada olmasına rağmen şu an bile bize saldırı yapılıyor.”
 
TALEBİMİZ ÖZERK YÖNETİM VE QSD’NİN TANINMASI
 
Rusya’nın ağır hareket etmesinin altında, rejimi askeri alanın yanı sıra siyasi alanda da güçlendirmek istediğini belirten Osê, kendilerinin Suriye rejiminden talep ettikleri şeylerin kabul edilemez talepler olmadığına dikkat çekti. Onlardan iki talepte bulunduklarını belirten Osê, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların birincisi Kuzey ve Doğu Suriye Özerk yönetimi ve statüsünü tanımaları, ikincisi ise topraklarımızı ve bölgemizi savunan güçlerimiz QSD’nin hassasiyetlerini kabul etmeleridir. QSD’yi kabul etmeleridir. Bu da çok zor ve kabul edilmeyecek türden şeyler değil ve Rusya zorlanmadan bunu yapabilir. Biz bunu net görüyoruz. Suriye’de kararları rejimden çok Rusya alıyor. Bunu yapmıyorsan demek ki saldıran güçlere bir mesaj veriyorsun. Bizzat bize düşman olan Türkiye’ye; ‘Sen saldır, baskı altında tut, zayıflat ve bana mecbur kalsınlar’ diyorsun. Bunun başka ifadesi de yok. Onun için bunu net söylüyoruz. Ne Türkiye ve Rusya arasında yapılan anlaşma içinde vardık ve hepsini kabul ettik ne de Türkiye ile ABD arasında yapılan anlaşmada bizim böyle bir durumumuz yok. Saldırılarına devam ediyorlar. Ve önümüzdeki iki üç hafta içerisinde her şey daha da netleşecek. Ancak her ne olursa olsun bu halkın ve iradesinin dışında bir çözüm gelişmeyecek. Buna halk olarak izin vermeyeceğiz.”
 
MA / Nazım Daştan 

Diğer başlıklar

05/12/2019
23:38 Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti
21:52 Baskın sırasında kalp krizi geçiren kadın hayatını kaybetti
21:07 ‘Kürt Kadınları Şiir Gecesi’ düzenlendi
20:58 Serêkaniye’de aynı anda 2 patlama
20:56 57 yaşındaki kalp hastası tutuklandı
20:32 Kağıthane İlçe yöneticisi gözaltına alındı
19:34 Üniversite öğrencisi genç intihar etti
18:19 Fikirtepe’de metrobüs kazası
18:16 İpek: Elektrik zamları devam edecek
17:48 Lozan’dan Cenevre’ye ‘Ulusal Birlik Yürüyüşü’ başladı
17:25 Muş’ta 2 İl Genel Meclis üyesi gözaltına alındı
17:21 'Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’ 7 Aralık’ta başlıyor
17:06 Fransa’da süresiz genel grev başladı
16:55 Dörtlü Zirve’de Erdoğan’a Suriye sorusu: Ne zaman çıkacaksınız?
16:52 HDP’den ‘kadın katliamlarına’ ilişkin araştırma önergesi
16:27 Alparslan Kuytul tahliye edildi
16:04 Cinsel taciz davasında tanıklar dinlendi
15:46 PTT işçileri iş bıraktı
15:44 HDP’den Tahir Elçi cinayetine ilişkin 16 kritik soru
15:30 Engellilerden milletvekillerine 600 mektup
15:16 Batman’da tutuklamalar protesto edildi
15:12 Nusaybin Davası'nda hasta tutuklu Eroğlu'na 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis
15:04 Şenyaşarların ölümüne ilişkin iddianame 18 ay sonra hazırlandı: Olay değil aile soruşturuldu
15:00 Güven: Hasta tutukluların tedavileri engelleniyor
14:54 TTB ve SES ortak çağrı: AYM kararı uygulansın
14:28 Ceren Özdemir’in katil zanlısı tutuklandı
14:13 Koramaz: Kayyum rejimini püskürtemezsek tüm ülkede yaşayacağız
14:04 Doğa Koleji'nde velilerden iş bırakan öğretmenlere destek
13:59 Soylu’dan Ceren Özdemir açıklaması: Her uygulamayı eleştiremeyiz
13:57 2018 yılında tutuklama yüzde 14 arttı
13:27 Diyarbakır’da ‘ulusal birlik’ toplantısı
13:16 Gazeteci Yusuf Topaloğlu tutuklandı
12:52 Duruşmaya katılmayan polislerin savunması farklı mahkemelerde alındı
12:48 Merkez Bankası, 2020 para ve kur politikasını açıkladı
12:37 Muhabirimiz Çağlar ilk duruşmada beraat etti
12:24 Önlü: Kafa kesme uygulaması bir devlet geleneği midir?
12:04 Meclis'e 9 yeni fezleke gönderildi
11:38 ‘Mehmet Tunç ve Bêkes’ kitabı yasaklandı
11:21 Öcalan'ın avukatları İmralı'ya gitmek için başvurdu
11:18 Temelli: Til Rifat'ta yaşananlar bir katliam stratejisidir
11:15 Gazeteci Topaloğlu’na tutuklama istemi
10:46 ABD'nin Pearl Harbor askeri üssünde silahlı saldırı: 2 ölü ve 1 yaralı
10:17 Kasım'da 38 kadın katledildi, 13 çocuk istismara maruz bırakıldı
10:13 'Öcalan şahsında Kürt halkına uygulanan tecride karşı çıkalım'
10:08 AİHM’den Türkiye’ye ‘Bijî Serok Apo’ mahkumiyeti
09:37 Bozankaya’da sendikaya üye oldukları için 33 işçi işten çıkartıldı
09:27 Dr. Güneş: Türkiye’nin tehditleri işe yaramadı, Fransa etkili oldu
09:24 25 Kasım’dan 8 Mart’a: Eşit ve özgür yaşamak istiyoruz
09:15 ‘Paramiliter gruplar cepheye sürüldükçe insanlık dramı sona ermez’
09:14 Nizip’in yağlık zeytininde verim 4’te 1’e düştü
09:12 Günde kazandığı 40 lirayla ailesini geçindirmeye çalışıyor
09:12 Sendika temsilcileri: İnsan onuruna yaraşır bir ücret belirlenmeli
09:10 Eser ve Topaloğlu’nun tutuklanmasına tepki: Türkiye gazeteci hapishanesine dönüştü
09:09 ‘AKP’nin savaş politikalarının bedelini halklar ödüyor’
09:08 Sanayi atıkları Nizip Çayı'nı zehirledi
09:04 Kapısına kilit vurulan Mor Dayanışma’nın üyesi: Kadın mücadelesi mühürlenemez
09:00 05 ARALIK 2019 GÜNDEMİ
08:45 Ankara’nın YPG’ye dair geri adımı gazete manşetlerinde
04/12/2019
23:59 Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı: Demirtaş’ın poliklinik kontrolleri için gerekli özen gösteriliyor
22:29 Sanatçı İlkay Akkaya tehdit edildiğini duyurdu: Önlem alınsın
22:20 Tüpraş'ta patlama
21:11 Gazeteci İdris Özyol yoğun bakımda
21:07 Batman'da 7 kişi daha tutuklandı
20:12 Bir kadın katledilmek istendi, biri şüpheli şekilde yaşamını yitirdi
19:59 Diyarbakır ve Urfa için kuvvetli sağanak uyarısı
19:25 ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ davasına devam edildi
19:01 'Kadın mücadelesine ket vuramazsınız'
18:46 Mardin Barosu'ndan Diyarbakır Barosu'na destek
18:16 Cumhuriyet davasında 'reddi hakim talebi' reddedildi
17:47 Erdoğan ve Trump zirve sonrası görüştü
17:37 Bahçeli: Af teklifini beklemeye aldık
17:35 Stoltenberg: YPG’nin nasıl tanımlanacağı tartışılmadı
17:30 Ceren Özdemir'i katleden fail yakalandı
17:22 NATO Zirvesi'nden 9 maddelik deklarasyon çıktı
17:22 Kayyum atanan Akpazar’da meclis üyeleri belediyeye alınmıyor
17:04 Muhtarı şikayete geldiler, yasağa takıldılar
17:00 Rakamlar 'kötü muamele geriledi' diyen Soylu'yu yalanlıyor
16:51 'Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları' eğitimi devam ediyor
16:42 Dünya Madenciler Günü’nde açıklamaya yasak!
16:35 Soma madencileri: Günümüzü çözülmeyen sorunlarla karşılıyoruz
16:15 Türkiye NATO’da geri adım attı
16:14 Öztrak: Tek adam rejimi milletin derdine deva olmuyor
16:03 Erdoğan Trump'la görüştü
15:47 Sur’da Kadın Yaşam Ormanı'na yeni fidanlar dikildi
15:46 Sur'da inşa edilen yeni yapılara 'Sincan Cezaevi' benzetmesi
15:34 ÖHD: Marmara cezaevlerinde hak ihlali artarak sürüyor
15:30 Cezaevinde ölen Aydoğan'ın durumundan Cumhurbaşkanlığı haberdardı
15:09 DİB: Denetlenemeyen bir bütçe süreciyle karşı karşıyız
15:08 Urfa Barosu İnsan Hakları Haftası’nı etkinliklerle kutlayacak
15:04 Eren Keskin: Hepimizi ırkçı yöntemlerle biçimlendirmek istiyorlar
15:03 Kürt partileri ulusal birlik için yol haritası çıkaracak
14:40 Nükleer karşıtı mücadeleyi büyütme çağrısı
14:22 Dünya Madenciler Günü'nde ‘Yeraltından Yüzler’ sergisi açıldı
13:58 NATO Liderler Zirvesi başladı
13:44 Elbistan’da 3 HDP’li tutuklandı
13:34 NATO Genel Sekreteri: Erdoğan ile görüştüm, sorun üzerinde çalışıyoruz
13:33 Gazeteci Topaloğlu’nun ifadesi alındı
13:19 Şule Çet’in duruşmasından karar çıktı
13:15 Polis Bozankaya işçisine eylem yaptırtmıyor
13:05 ‘Gazetecilik yapmak ve direnmekten başka çare yok’