Yasağı dinlemediler, kartpostallık görüntünün ortasında yerlerini aldılar

img
IĞDIR - Ağrı Dağı'nın yamacında bulanan ve kartpostallık görüntüsüyle görenleri adeta büyüleyen Korhan yaylası yaklaşık iki yıldır yasak. Yaylaya çıkan yurttaşlar, elektrik ihtiyaçlarını da kurdukları güneş panelleriyle sağlıyor. Yaylacıların tek sıkıntısı ise askeri operasyonlar ve İHA'lar.
 
Ağrı Dağı'nın Iğdır'a bakan yamaçlarında bulunan Korhan Yaylası, “Geçici Güvenlik Bölgesi" olduğu için 2 yılı aşkın bir süredir giriş ve çıkışlara tamamen yasak. Tek geçim kaynakları hayvancılık olan yaylacılar da çetin geçen kış aylarında mağduriyet yaşamamak için her şeyi göze alarak yola düşüyor. 30'u aşkın ailenin bulunduğu yaylada, bölgede dolanan İnsansız Hava Araçları (İHA) ve askeri operasyonlar büyük tedirginlik yaratıyor. 
 
AĞRI DAĞI KARTPOSTALLIK GÖRÜNTÜ VERİYOR
 
Ağrı Dağı’nın yamaçlarında olan Korhan yaylası geniş meraları ile dikkat çekiyor. Ağrı Dağı’nın beyaz zirvesine karşı otlayan hayvanlar ve ot toplayan yaylacılar muhteşem bir görüntü sunuyor. Ot biçmekten ve koyun gütmekten yorulan yaylacılar, Ağrı Dağı’nın zirvesine karşı kuçikte (Ocak) odun ateşiyle kar suyundan yapılan kaçak çayı içerek yorgunluklarını atıyor. Yaylanın her tarafında çocuğundan yaşlısına kadar herkes bir şeylerle uğraşıyor. Çocuklar fırsat buldukça muhteşem manzaraya karşı ip atlamaktan da geri durmuyorlar. Korhan yaylası muhteşem doğası ve serin havasıyla insanların ruhunu dinlendiriyor. Yaylacılar, geceleri aydınlatma sorunlarını çözmek için küçük güneş enerjisi panellerini kullanıyor. Gündüzleri güneş enerjisi ile elektrik dolan paneller, gece için aydınlatmada kullanılıyor. Yaylacılar ürettikleri elektriğin kendilerine yettiğini söylüyor. 
 
Yaylanın çok güzel ve kent merkezine göre serin olduğuna dikkat çeken 65 yaşındaki Ahmet Kol, yasak olmasına rağmen yaylaya gelmeye mecbur olduklarını söyledi. Bu yıl bol ot olduğunu ve yaylanın kent merkezinden daha güzel olduğunu belirten Kol, "Fırsatım olsaydı yılın 12 ayı yaylada kalırdım. Burada yaşamımız iyi. Herkesin bir iş bölümü var. Ben de köyde dayanamadığım için yaylaya geldim. Yaylacılık babamız ve dedelerimizden bize kalan mesleğimizdir” diye konuştu. 
 
YAYLAYA ÇIKMANIN CEZASI 3 BİN TL
 
Önceki yıl yaylaları yasaklı olmasına rağmen geldikleri için askerlerin kendisine 3 bin TL para cezasını kestiğini aktaran Kol, “Yaylaya gelmeden idare edemiyorum. Bu yıl da her şeye rağmen yaylaya geldik. Yaylanın üst taraflarında otlarımız var. Otlarımızı biçmek için hala izin çıkmadı. Askerler, yukarılara çıkmamıza izin vermiyorlar. Bazen yaylaya giriş ve çıkışları yasaklıyorlar. Bazen insansız hava araçları üzerimizden uçuyor” ifadesinde bulundu. 
 
‘SIK SIK ASKERİ OPERASYONLAR YAPILIYOR’
 
Yasak olmasına rağmen yaylanın yolunu tutanlardan Mehmet Kol da, yaylalarının güzel olduğunu ancak çok sık askeri operasyonlar düzenlendiğini belirterek, "Bu operasyonlar üç dört gün sürüyor. Yukarılarda bulunan otlarımızı biçmek için askeriyeye başvuru yaptık, izinler çıktıktan sonra otlarımızı da biçeceğiz. Yine Korhan yaylasında 5 ay kalıyoruz. Havalar da her geçen gün daha da serinliyor. Ağrı Dağı'nın zirvesinde eriyen kar sularını borularla yaylaya taşıdık, su sorunumuz da kalmadı” dedi. 
 
GÜNEŞ PANNELERİYLE ELEKTRİK İHTİYAÇLARINI GİDERİYORLAR
 
Baharda karların erimeye başlamasıyla yaylada çadır kurmaya başladıklarını söyleyen Kol günlük yaşamlarını şöyle anlattı: “Gerekli malzemeleri alıp yaylaya çıkıyoruz. Sonbahara kadar yaylada kalıyoruz. Ondan sonra havalar çok soğuduğu için köye iniyoruz. Güneş enerjisi panelliyle gece aydınlatma ihtiyacımızı karşılıyoruz. İki küçük panel var, bu bize yetiyor. Biriyle telefonları şarj ediyoruz, diğeriyle diğer ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz.” 
 
GÜN DOĞUMUYLA HAYAT BAŞLIYOR
 
60 yaşındaki Güvercin Kol (Çino) ise, şehir yerine yaylada yaşamayı tercih edenlerden. Sabah gün doğmadan uyandığını belirterek, “Namazımı kıldıktan sonra kuzuları ahırdan çıkarıp otlatmaya götürüyorum. 40 tane kuzum var. Süt, yoğurt, kaymak, yağ, peynir yapıyoruz. Bunların bir kısmını gelen çerçilere satıyoruz. Bir kısmını kış için stokluyoruz. Geçen sene yaylaya çıkamamıştık. Ama bu sene çıktık. Buralarda çok mutuyum" diye konuştu. 
 
MA / Mahmut Ruvanas
 

Diğer başlıklar

03/05/2019
10:20 Polisin darp ettiği tutuklu annesi: Çocuğumun ölümünü beklemeyeceğim
02/05/2019
16:31 Diyarbakır’da başlatılan oturma eyleminin bugünkü programı sonlandırıldı
12:19 Açıklama yapmalarına izin verilmeyen anneler oturma eylemi yaptı
17/04/2019
12:19 HDP’nin açıklamasına müdahale: Milletvekilleri yaralandı
16/04/2019
12:44 Tuşba'nın ilk meclis toplantısı: Bize silgi çalmamayı tembihledin ama mazbatamı çaldın
15/04/2019
10:23 Leyla Halid’den Leyla Güven’e ziyaret: Seninle daha güçlü olacağız
14/04/2019
16:25 Polisin ‘yanlışlıkla vurduk’ dediği Hantaş’ın abisi: Daha önce tehdit etmişlerdi
13:53 Diyarbakır'da bir genç polis tarafından öldürüldü!
10/04/2019
18:22 İlk işleri beton blokları ve telleri kaldırmak oldu
19/03/2019
19:24 Zülküf Gezen’in ailesi Leyla Güven’i ziyaret etti
Güven: Zülküf yoldaş Mazlum'un direnişini seçti
25/12/2018
12:50 Küçük çoban domuz sürüsünün saldırısına uğradı
18/12/2018
09:25 19 Aralık tanığı: Açlık grevlerinin yayılması devleti zorlar
09:10 Kriz yemenicilik mesleğini de vurdu
13/11/2018
09:12 Silopi'de 2 bin kişi 4 gündür susuz
09:06 Şırnak'taki beton santrallerinde üretim durduruldu
09:02 Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Köse: Üyelerimiz işe alınana kader eylem sürecek
28/10/2018
09:20 Gönderdiği videoyla gazeteci Bağdu cinayetini anlattı
09:14 Şiddete maruz kalan kadın: Erkekler iktidardan cüret alıyor
09:12 Cizre kayyumu engelli yoluna palmiye ağacı dikti
20/10/2018
09:59 Safitürk davasının en önemli tanığının ifadesi: Erê, Na!