Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

09:40 Önlü’den muhalefete: Birlikte mücadele edersek başarırız
09:22 HDP’ye üyelik ve dayanışma arttı
09:22 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, İlim Yayma Cemiyeti’ne bağlandı!
09:19 ‘İktidar her sıkıştığında aklına Kobanê geliyor’
09:18 Diyarbakır’da 7 bin öğrenci için 'belirsiz' eğitim dönemi
09:16 Ankara Üniversitesi’nden sağlıkçılara sosyal medya yasağı
09:16 Aksaçlılar: HDP’nin yanında olmak zorunluluktur
09:14 Suriyeli mülteciler: Hayat çok zor
09:10 Ilısu Barajı'nda sular çekildi balıklar öldü
09:10 Uğurlu: Savunmadan çıkıp faşizmi püskürtmek gerekiyor
09:09 Doğa tahribatına karşı kitap okuma eylemi büyüyor
09:07 Doğu Akdeniz’de kalıcı bir çözüm görünmüyor
09:06 Sağlık çalışanlarının test sonucu değiştiriliyor
09:05 Diyarbakır Kadın Akademisi üyesi Aras: Ülke kadın mezarlığına döndü
09:02 Her yıl 5 bin kaz yetiştiriyorlar
09:00 29 EYLÜL 2020 GÜNDEMİ
08:58 HDP Mersin Eşbaşkanı ve PM üyesi gözaltına alındı
00:06 Üzerine palet düşen mühendis yaşamını yitirdi
28/09/2020
23:54 ‘İsimsizler’ soruşturmasında 3 tutuklama
23:06 Hasta tutuklu Mehmet Yamaç süresiz açlık grevine başladı
22:38 Erdoğan ve Johnson telefonda görüştü
22:31 Aliyev: Karabağ, BMGK kararları temelinde çözüme kavuşturulmalı
21:56 Ermeni Patrikhanesi’nin olduğu sokakta provokasyon
21:14 MSB: Irak’ta bir asker hayatını kaybetti
21:02 Beytüşşebap'ta gözaltına alınan genç Mardin TEM'de çıktı
20:57 Buldan’ın programı öncesi Kars’ta eylem ve etkinlik yasağı
20:17 Bağdat Uluslararası Havalimanı'na roketli saldırı
19:39 Koronada bugün: 65 yeni ölüm, bin 412 tanı
19:36 Dersim'de eylem ve etkinlik yasağı
19:09 STÖ'lerden HDP'ye destek ziyaretleri
18:55 Beytüşşebap'ta gözaltına alınan gençten haber alınamıyor
18:38 Ali Babacan Sancar’ı aradı
18:35 HDP eski Muş İl Eşbaşkanı Çakı tahliye edildi
18:28 'Kendimizi savunuyoruz' kampanyası Manisa’da start verdi
18:21 Gözaltındaki siyasetçiler yemek boykotuna başladı
18:05 ‘Bu bir intikam saldırısıydı’ diyen Kırcı hakkında takipsizlik kararı
17:19 Hande Şeker davasında savcı mütalaasını verdi
16:34 Ege’de 4 ayda 197 hak ihlali
15:55 Diyarbakır Pandemi Koordinasyonu’ndan ‘Çember daralıyor’ uyarısı
15:41 Patnos Cezaevi’ndeki tutuklu: Korona yayıldı
15:28 Rosa üyesi Remziye Sızıcı tahliye edildi
15:24 Roboski Katliamı 105'inci ayında: Cezasızlık sürüyor
15:23 Uluslararası Mülteci Filmleri Festivali iptal edildi
15:13 Erdoğan: Azerbaycan’ın yanındayız
15:09 Ermenistan: Türkiye 4 bin selefiyi Azerbaycan'a gönderdi
15:09 ‘Yıkılacak Duvarlar’ Dersim’de
14:50 Cargill işçileri 893 gündür direniyor
14:43 HDP Grup Başkanvekilleri: Hesap vermesi gereken iktidardır
14:40 Dersimli sanatçılardan hükümete: Siyaseti daraltmaktan vazgeç
14:16 Buldan yarın Kars halkıyla buluşacak
14:10 STÖ’lerden HDP’yi sahiplenme çağrısı
13:51 TÜM BEL-SEN’den ihraç tepkisi
13:44 Yeni yapılan pandemi hastanesinde önlem yok
13:18 Gözaltı protestoları 4'üncü gününde: Tek çare direniş
13:18 Hastanede kayıt sistemin aksaması salgına zemin hazırlıyor
13:12 Salih Müslim: Türkiye Kobanê zaferini hazmedemiyor
12:58 HDP’ye ziyaretler sürüyor: Antifaşist blok kurulmalı
12:47 Hizan kırsalında askeri operasyon
12:33 AYM ‘çoklu baro’ düzenlemesini karara bağlayacak
12:21 AYM Başkanı Arslan’ın kitabı ‘sakıncalı’ bulundu
12:18 Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ikinci iddianame
12:10 Siyasetçilerin gözaltı süresi uzatıldı
12:08 Eşini öldüren doktora ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
12:06 Bilgen: Kayyım atamayı düşünenler Rus askeri valisinin hatıralarını okusunlar
11:48 Azerbaycan-Ermenistan gerginliği sürüyor
11:45 11 yıl geçti tek bir fail yargılanmadı
11:39 Suç duyurusu dilekçesi suç oldu!
11:34 Gözaltındaki siyasetçiler Ankara Adliyesi’ne getirildi
11:07 Filipinler’den Avrupa’ya, Fas’tan Brezilya’ya: HDP'nin yanındayız
10:55 Gazeteci Süren’in duruşması ertelendi
10:35 Freemuse'den Ferhat Tunç için kampanya
10:32 AKP ve MHP Kars seçmeninden Bilgen tepkisi: Hukuksuzluk, üzgünüz
10:01 Gözaltındaki siyasetçilerin gözaltı süreleri uzatılacak
09:56 Cezaevinde muayenesiz ilaç tedavisi iddiası
09:05 Kadirova’nın ağabeyi: Görüntüler AKP’li Ünal’ın öldürdüğünü doğruluyor
09:03 Osmanlı Ocakları Başkanına tarihi bölgede taş ocağı izni
09:02 Ekonomik kriz derinleşiyor: Bataklık içindeyiz
09:00 28 EYLÜL 2020 GÜNDEMİ
07:39 Ege’de 4.6 büyüklüğünde deprem
02:27 Dede: Bilgen’e serum verildi, 2 siyasetçi halen hastanede
27/09/2020
23:37 Bilgen: Yemekten zehirlendik, hastaneye götürülmedik
22:24 BM’den Ermenistan ve Azerbaycan’a çağrı
21:44 Urfa’da bir doktor koronadan yaşamını yitirdi
21:39 HDP Gençlik Meclisi’nden uyuşturucu üzerine panel
20:52 HDP: Karasu korku siyasetine karşı irade gösteremedi
20:33 Bir sağlıkçı korodan yaşamını yitirdi
19:17 Koronadan ölenlerin sayısı 1 milyonu geçti
19:07 Son 24 saatte 68 can kaybı
18:58 Gazete dağıtımcısı Subaşı serbest bırakıldı
18:54 Şahmaran Kadın Platformu: Tecavüz faili halen yakalanmadı
18:42 Demokrasi güçleri HDP için ayakta
18:24 TTB seçimlerini kazanan grup belli oldu
18:13 MKM 29'uncu yılını kutladı
17:45 İstanbul'da çocuğa cinsel istismar
17:41 Azerbaycan ‘savaş hali’ ilan etti
17:09 Beştaş: Kobanê eylemlerinin sorumlusu AKP iktidarıdır
16:43 Nadira Kadirova’nın odasına ait görüntülerde kan izleri
15:59 Gözaltılara tepki göstererek HDP’ye üye oldular
15:20 CHP’li başkan: Muhalefet parçalanmak isteniyor
15:10 CHP’li Cihaner’den HDP’ye ziyaret: Bu oyunu bozmalıyız