Ekolojik yıkım fındığı vurdu

img
ORDU - Ordu’da son yıllarda yaşanan ekolojik yıkımı anlatan Ordu Çevre Derneği üyesi Cahit Ongunyurt, kapitalist işletmelerin önünü açmak için yapılan yıkımın, fındık tarımında daha önce görülmeyen hasarlara yol açtığını söyledi.
 
Orta Karadeniz Bölgesi kentlerinden Ordu, doğal ve tarihi güzelliklerinin yanı sıra son yıllarda ekolojik saldırılarla gündemden düşmüyor. Dereleri üzerinde onlarca Hidroelektrik Santralin (HES) kurulu olduğu kenttin Fatsa ilçesinde siyanürlü altın araması yapılıyor. Bölgenin sadece yaylaları değil, şehirdeki yeşil alanları da son yıllarda yok olmaya başladı. Birçok tarım ürününün yetiştiği ilde başlıca geçim kaynağı olan fındık tehlike altında. Ordu Çevre Derneği üyesi ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ordu İl Temsilcisi Cahit Ongunyurt, Ordu’da yaşanan ekolojik saldırıları ve etkilerini anlattı. 
 
YAYLALAR YOK EDİLİYOR
 
Ordu’nun son 10 yıldır büyük bir ekolojik saldırıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Ongunyurt, bölgede onlarca HES ve taş ocağının yanı sıra termik santral ve altın madeni bulunduğunu aktardı. Ongunyurt, bunların içerisinde Fatsa’da bulunan siyanürlü altın arama çalışmalarının sadece Ordu’ya değil, tüm Karadeniz’e zarar verdiğini vurguladı. Maden ocağının Fatsa’da bir tepenin üzerinde olduğunu ifade eden Ongunyurt, burada kullanılan siyanürün arazi suyuna karışarak Karadeniz’e döküldüğünü kaydetti. Şirketin maden ocağı alanını sürekli genişlettiğini söyleyen Ongunyurt, “Devlet de şirketin önünü açmak için elinden geleni yapıyor. Verilen hukuk mücadelesinin önü iktidar tarafından bir şekilde kesiliyor” dedi. Karadeniz Yeşil Yol Projesi’yle de HES ve madenlere altyapı hazırlandığını belirten Ongunyurt, kapitalist işletmelerin önünün açılabilmesi için yaylaların yok edildiğine dikkat çekti. 
 
SAHİL HATTINDA DOLGULAR 
 
Son yıllarda Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin kamuya açık tüm alanları yok ettiğine işaret eden Ongunyurt, “Ordu’nun en bilinen yerlerinden birisi Boztepe’ye yapılan oteller ve işletmelerle beraber halkın gezebildiği bütün yerler yok edildi. Merkezi ve yerel iktidar kapitalist işletmelere tüm olanakları sağlıyor. Ordu’nun girişinde bulunan eskiden çay bahçesi olan alana yine bir otel yaptılar. Sahil şeridine dolgu işlemleri devam ediyor. Son olarak da Ayığı denilen bölgeden Melet Irmağı’na kadar olan 8 kilometrelik bir alana dolgu yapmaya başladılar. Bu bölge tam şehir merkezinin olduğu bir yer, buraya denizin içerisine bir havuz yapmak istiyorlar. Denizin kendisi zaten büyük bir havuzken buraya böyle bir şey yapılmasının amacı yine kendi arkadaşlarına rant sağlamak” dedi. 
 
Yapılan dolgu çalışmalarıyla halkın deniz kenarında zaman geçirebileceği bir alan bırakılmak istenmediğini söyleyen Ongunyurt, “Sıradan bir yurttaşın o kafelerde bir çayı 5 liraya içemez. İnsanların o bölgede oturma imkanı da kalmayacak. Bunun yanında yine aynı yer içerisinde yer alan yeşil bir alana beton dökerek orayı da yok ettiler” diye belirtti. 
 
FINDIKTA KÜF HASTALIĞI
 
“Yapılan tüm bu saldırıların fındık başta olmak üzere tarıma büyük etkisi oluyor” diyen Ongunyurt, şunları söyledi: “Doğma büyüme buralıyım. Çocukluk yıllarımda fındıkta küflenme diye bir sorun yoktu. Ama son 10 yıldır fındıkta küf hastalığı çıkmaya başladı. Bu aslında ekolojik yıkımın yarattığı bir hastalıktır. Yaşanan bu durum, fındığın kalitesini de düşürüyor. Fındık ihracatı yaparken, ihraç eden ülke, bu fındığın siyanürlü altın madeninin çevresinden geldiğini bilse kimse fındık yemez. Ekolojik yıkım üreticinin ürünü ihraç etmesine de büyük zarar veriyor.” 
 
KOOPERATİFLEŞME ŞART 
 
“İktidar bir taraftan kapitalist işletmecilerin önünü açarken bir taraftan da uyguladığı tarım politikalarıyla kırsalda yaşayan nüfusu kentlere çekmeye çalışıyor” diyen Ongunyurt, iktidarın bununla kentlerde ucuz emek gücü yaratmak istediğini belirtti. Tüm bu yıkımın ve kentlere göçün önünü kesmek için köylülere seslenen Ongunyurt, köylüleri topraklarına ve sorunlarına sahip çıkmaya çağırdı. “Ekolojik toplumu inşa edecek bir anlayış olması gerekiyor” diyen Ongunyurt, köylünün kooperatifleşmeye gitmesi gerektiğini ifade etti. Şimdiye kadar yapılan ekolojik yıkımın geri dönüşünün olmayacağını söyleyen Ongunyurt, zararın neresinden dönülürse kar olduğunu, bunun için yıkımın bir an önce durması gerektiğinin altını çizdi. 
 
MA / Tolga Güney