İSTANBUL - 24'üncü Feminist Gece Yürüyüşü düzenleyen kadınlar, "Bizler, yüzyıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının belki, ancak hayal edebileceği bir mücadeleyi gerçek kılarak erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları nasıl açığa çıkardıysak, yeni bir dünyayı da böyle kuracağız" dedi.
İstanbul'un Beyoğlu ilçesi Sıraselviler Caddesi'nde, 24'üncü Feminist Gece Yürüyüşü düzenlendi. Çok sayıda kadın yürüyüşte, düdükler ve giydikleri mor elbiseleriyle yer aldı. Zılgıtlar ve alkışların eksik olmadığı yürüyüşte, "Kurtuluşumuz feminizmde" pankartı açıldı. Yürüyüşte, "Jin, jiyan, azadî", "Feminist mücadelemizden vazgeçmiyoruz", "Kadınlar direniyor", "Kadın düşmanlarının peşindeyiz", "Bijî tekoşînan jinan", "Kadın cinayetleri politiktir", "Mezar taşı katillerin aldığı cezalardan daha ağır", "Fatmanur Çelik burada", "Rojava kadın devrimini savunacağız", "Em şer naxwazin, aşitî dixwazin", "Feministler işgalin karşısında" dövizleri taşındı. Coşkunun hakim olduğu yürüyüşte sık sık, "Jin, jiyan, azadî", "Yaşasın kadın dayanışması", "Asla yalnız yürümeyeceksin", "Kadın yaşam özgürlük", "Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz", "Yaşasın 8 Mart, yaşasın feminist mücadelemiz", "Kadınlar ölürken, polis neredeydin", "Katledilen kadınlar onurumuzdur", "Yaşasın feminist mücadelemiz", "Kadınlar sokağa özgürleşmeye" sloganları atıldı.
Sıraselviler Caddesi'nde toplanan kadınlar, buradan "Jin, jiyan, azadî", "Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz", "Jin jiyan azadî", "Kadınlar ölürken polis neredeydi", "Kadın yaşam özgürlük" sloganlarıyla Cihangir Semti'ne yürüyerek, burada açıklama yaptı. Açıklamanın Kürtçesini Nevroz Önverdi, Türkçesini Çağlasu Bakır, Arapçasını ise Maysam yaptı. Erkeklerin çıkardığı savaşlarla uyandıklarını belirten açıklamada, "Yanı başımızda İran’a ABD ve İsrail füzeleri düşerken Türkiye, NATO üslerini kullanıma açarak bu suça ortak oluyor. Bu savaşı 'kadınları özgürleştirme' adına meşrulaştırmaya çalışan İsrail’in hapishanelerinde Filistinli kadınlar işkence görüyor. Suriye’de ABD desteğiyle iktidarda olan HTŞ, Alevi, Kürt, Arap, Dürzi kadınları öldürüyor. Epstein dosyalarını ve kendi suç ortaklığını örtmek için elinden geleni yapan Trump, ancak düşmanını bombalamak için işlevli olduğunda kadınların özgürlüğünü aklına getiriyor. Biz bu yalanı Irak'tan, Afganistan'dan biliyoruz! Dünyayı kimlerin talan ettiğini, bizlerden çalıp nasıl da zenginleştiklerini izliyoruz. Bizleri açlıkla sınayıp cebimizdeki üç kuruşa, ağzımızdaki iki lokmaya göz koyarlarken hem de. Bizleri birbirimize düşman ederken gücüne güç katanları görüyoruz. Hepimizin yaşamını nasıl da soluksuz bıraktıklarını. Bildiğimiz dünyanın alaşağı olduğu şu günlerde, bu karanlığa kapılmamak, umutsuzluğa alışmamak ve erkeklerin yarattığı bu düzene razı gelmemek gerektiğini birbirimize hatırlatıyoruz. Tam da bu yüzden bir yandan İslamcı diktatör rejimlere karşı direnirken diğer yandan ABD ve İsrail saldırganlığına karşı 'Bizim özgürlüğümüz sizin ellerinizle gelmeyecek' diyen kadınların sesine ortak oluyoruz" denildi.
'BU DÜZEN DEĞİŞECEK'
Yüzyıllardır erkeklerin kadınların "sırtından" geçindiği belirtilen açıklamada, "Bazen arkalarına bir tarikatı, bazen bir çeteyi, bazen devletin savcısı olmanın gücünü alarak. Önleyici koruyucu politikaların uygulanmamasından, cezasızlıktan, kadınların en temel haklarının; medeni kanunun, boşanmanın, nafakanın, kürtajın sürekli tartışma konusu yapılmasından, saldırı altında olmasından besleniyor erkekler. Yok, 'aile yılı', yok bizi cinsiyetsizleştirecekler diyerek, işi cinsiyeti denetlemeye kadar vardırıp 'cinsiyetine uygun olmayan davranışlar' diye uyduruk kategoriler yaratarak transların hormona erişimini ve yaşam hakkını engellemeye, temelde erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini korumaya çalışıyorlar. Çünkü bu egemenliğin tehlikede olduğunu biliyorlar, çünkü feminizmin değiştirme gücünün yarattığı tehlikenin farkındalar. Çünkü bu düzen değişecek. Bugün burada olan/olamayan, kendi hayatında patriyarkaya karşı mücadele veren her kadın sayesinde. Bizler, yüzyıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının belki, ancak hayal edebileceği bir mücadeleyi gerçek kılarak erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları nasıl açığa çıkardıysak, yeni bir dünyayı da böyle kuracağız. Feminist dayanışmamız sayesinde. Kendi hayatlarımıza yön vermek, özgür olmak, bedenimize, emeğimize, cinselliğimize, kimliklerimize sahip çıkmak için. Geleceğimize sahip çıkmak için" ifadeleri kullanıldı.
'KURTULUŞUMUZ FEMİNİZMDE'
Kadınların dünyayı dönüştüreceği vurgulanan açıklamada, "Kurtuluşumuz feminizmde diyoruz. Kurtuluş birlikte, feminist dayanışma ile mümkün. Kendi yaşamlarımızdan, bizden önce gelen tüm kadınlardan öğrendiklerimizle dünyayı dönüştüreceğiz. Çünkü barış içinde, çünkü düşman olmadan, çünkü eşit ve adil bir hayat kurarak yaşamanın mümkün olduğunu feminizmden öğrendik. Bu nedenle tekrar ediyoruz: yaşasın feminist mücadelemiz!" diye belirtildi.
Açıklamanın ardından 24'üncü Gece Yürüyüşü sloganlarla sona erdi.