Birçok kentte 8 Mart buluşması: Kadınlardan 'özgür ve eşit yaşam' mesajı

Paylaş:

HABER MERKEZİ - 8 Mart dolayısıyla birçok kentte alanlara akan kadınlar, "özgür ve eşit yaşam istiyoruz" talebini haykırdı. 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla birçok kentte coşkulu eylem ve etkinlikler düzenlendi. Kadınlar, renk cümbüşüne çevirdikleri alanlardan "özgürlük ve direniş" mesajı verdi. 
 
Semsûr Kadın Platformu, "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" şiarıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Koşu Parkı'ndan başlayan yürüyüş, Newroz alanına kadar devam etti. Yürüyüşte sık sık "jin, jiyan, azadî" sloganıu atılırken, "Mezopotamya’da taşlar dile gelse en çok direnen kadınların hikayeleri anlatılır" yazılı pankart taşındı. 
 
Ayrıca "Yaşasın 8 Mart", "Vardık, varız, var olacağız", "6284 etkin şekilde uygulansın" ve "Emek, eşitlik, özgürlük, barış" yazılı dövizler taşındı.
 
FERAT-DER yöneticilerinden Yeşim Akgül, yaşamın her alanında kadınların sömürüldüğüne işaret ederek, "Bizler kadın mücadelesine dönük tüm baskı ve şiddet politikalarının dönemsel değil, stratejik ve sistemik olduğunun farkındayız. Örgütlenerek bir öz güce ulaşan kadınlar olarak, birbirimizden öğrenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağımızı biliyoruz. Rojava'dan Filistin'e, Afganistan'dan İran'a sınırları aşan kadın mücadelemizle kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız” ifadeleri kullandı. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi İdil Uğurlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne işaret ederek, "Biz kadınlar demokratik toplumun inşasında aktif görev alacağız. Çünkü biz yaşamlarımızı kaybetmek istemiyoruz. Biz özgürlük istiyoruz, adalet istiyoruz, eşitlik istiyoruz" diye konuştu. 
 
Açıklama “jin, jiyan, azadî" sloganlarıyla çekilen halaylarla son buldu.
 
AGIRÎ
 
Agirî kent merkezinde yürüyüş gerçekleştirildi. Eski Halk Kütüphanesi önünden başlayan yürüyüş, Şakiro Kent Meydanı’nda son buldu. Çok sayıda kadın yürüyüşe katıldı. Yürüyüş sonrası kadınlar Kürtçe ezgilerle halaya durdu. 
 
 
Agirî Belediye Eşbaşkanı Hazal Aras, yaşanan savaşlara dikkat çekerek, "Biz kadınlar bu savaşı durduramıyorsak bunun suç ortağı oluruz. Rojava’da çocuklar soğukta yaşamını yitirirken bizler sıcak yerlerimizde hiçbir şey yapamıyorsak yine suç ortağı oluruz. Bataklığa saplanmış insanlığı biz kadınlar kurtaracağız” dedi
 
ÎDIR
 
DEM Parti İl Örgütü binası önünde buluşması düzenlendi. “Kadın kırımına isyan ediyor, özgürlüğe yürüyoruz” pankartı açılan buluşmaya çok sayıda kadın katıldı. 
 
DEM Parti İl Kadın Meclisi Sözcüsü Bahar Etrece, "Kadın mücadelesi aynı zamanda erkeği de özgürleştirecek" dedi. 
 
Îdir Belediye Eşbaşkanı Nejla Kum, kadın katliamlarına işaret ederek, "Bu katliam ve yok sayılmaya karşı tek ses olacağız ve toplumu özgürleştireceğiz” diye konuştu.
 
Agirî Milletvekili Nejla Demir, "Hem dünyada hem de Kürdistan’da tüm kadınların mücadelesi devam ediyor. Birkaç gün önce kadınlar yöresel renklerinden dolayı gözaltına alındı. Bu bizim kültürümüz ve varlığımızdır. Kadınları ve Kürtlerin kültürünü yok sayamayacaklar. Bugün kadınlar ‘jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle alanlarda" ifadelerini kullandı. 
 
Buluşma halaylarla son buldu.
 
QERS
 
Qers'de DEM Parti binasında buluşması gerçekleştirildi. DEM Parti İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman, 8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Kadınların yıllardır erkek egemen sisteme karşı direndiğini söyleyen Arzu Savaş Derman, "8 Mart, kadınların emeğinin, direnişinin ve özgürlük arayışının günüdür. Kadınlar bir araya geldikçe ve dayanışmayı büyüttükçe eşit ve özgür bir yaşamın kapıları aralanacaktır” dedi.
 
 
MÛŞ
 
Mûş’ta kadınlar, Yeşilce Fidanlık Altı Sağlık Ocağı civarında bir araya geldi. Uzun bir süre halaya duran kadınlar, Yeşilyurt mahallesine yürüyüş gerçekleştirdi. Sık sık “jin, jiyan, azadî”, “Bijî berxwedana jinan” ve “Bijî tekoşina jinan” sloganları atıldı ve "Özgür kadın, özgür toplum" ve "Kezîye keçê Kurd sembola azadiyê ye" dövizleri taşındı. Kadınların mor fular ve TJA’nın 8 Mart şiarının yazılı rozetlerini takması dikkati çekti.
 
 
DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne işaret ederek, "Barışın sağlanmasında öncü kadınlardır. Bugün barış müzakeresi konuşuluyorsa bizim de sloganımız ‘Bugün kadın zamandır’ olacak. Kadınlar bugün sokaklarda ‘jin, jiyan, azadî’ sloganlarıyla yürüyebiliyorsa ve kazanım elde ettiyse bu Kürt kadınların özgürlük mücadelesi sayesindedir” ifadelerini kullandı.
 
DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, kadınların her alanda direndiğini söyledi. Berivan Bahçeci, "Her alanda direnişimizi büyütüyoruz. Bu erkek egemen zihniyet iyi bilsin ki kadınların katliamlara karşı direnişi sürecek" dedi. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 'Kadın özgürleşmeden, toplum özgürleşmez' sözünü hatırlatan Berivan Bahçeci, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için verilen mücadelenin önemine dikkati çekti. 
 
Konuşmaların ardından kadınlar uzun bir süre erbaneler eşliğinde halay çekti.
 
ORDU 
 
Ordu Kadın Platformu, 19 Eylül Ortaokulu yanında toplanarak, Ceren Özdemir Meydanı'nda kadar yürüyüş düzenledi. "Eşit, özgür laik bir yaşam için kadınlar sokakta" pankartı açılan yürüyüşte, "Cinsiyet eşitlikçi ve karma eğitim istiyoruz", "Kadın, yaşam, özgürlük" ve "Sadece 2 ayda 62 kadın katledildi" dövizleri taşındı. 
 
Yürüyüşün ardından konuşan Ordu Kadın Platformu Sözcüsü Neşe Yüce, Kadınların işgücüne katılımı erkeklerin çok gerisindedir. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40'ları aşmış durumda. Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 69'u asgari ücret ve altında gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma kadınlar açısından daha yaygın. Kadınlar ev içi bakım ve ev işlerine erkeklerden 4-5 kat fazla zaman ayırıyor. Ücretsiz bakım emeği görünmez kılındıkça kadınların çalışma yaşamına katılımı zorlaşıyor. Piyasanın insafına bırakılan kreş ve bakım hizmetleri yüksek maliyetleri nedeniyle erişilemez hale geliyor. Yarı zamanlı ve esnek çalışma modelleri 'müjde' gibi sunulsa da kadınların hak kaybına, daha düşük ücret ve daha az sosyal güvenceye yol açıyor. Bir kez daha söylüyoruz: Kreş açmak devletin sorumluluğudur. Çözüm güvencesiz çalışma değil; ücretsiz ve kamusal kreşlerdir" ifadelerini kullandı. 
 
DÊRSIM
 
Dêrsim Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Kadınlar buradan "Bugün, yarın ve gelecek için; haklarımız ve hayatlarımız için; barış için, özgürlük için, sömürüye hayır demek için" şiarıyla Seyîd Rıza Meydanı'na yürüdü. Burada açıklama yapan Dêrsim Kadın Platformu Üyesi Elif Yıldız, Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olduğunu hatırlattı. Elif Yıldız, "Bizler bu alandan, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir an önce faillere yönelik olarak gerekli işlemleri yapmasını ve toplumu bilgilendirmesini talep ediyoruz" dedi.
 
Elif Yıldız, çatışma sonrası geçiş süreçlerinde kadınların hedefe alındığını belirterek, Afganistan, Suriye'de kadınlar yönelik atılan kısıtlayıcı adımlara dikkati çekti. 
 
Ardından söz alan yerine kayyım atanan Dêrsim Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Orhan, "Bizler bugün bu meydanda katledilen, kaybedilen, iradesi yok sayılan tüm kadınların, derste katledilen Fatma öğretmenin, Tavşantepe'de Narin'in, Van'da Rojin'in, Dersim'de Gülistan Doku'nun sesiyiz. Bizler kucağına evladının kemikleri kargoyla gönderilen ve eline verilen Halise Ana'nın, sokak ortasında cenazesi kurda kuşa yem edilen bekletilen Taybet Ana'nın sesiyiz" ifadelerini kullandı. 
 
Artan fuhuş ve uyuşturucuya dikkat çeken Birsen Orhan, bu çürümüşlüğe izin vermeyeceklerini söyledi. 
 
Son olarak söz alan Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ise, "Şu an Ortadoğu'da çok ciddi savaşlar yaşanıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Ne hegemonik emperyalist güçlerin müdahalesini ne de o ülkelerdeki İran'daki molla rejimini, Suriye'deki tarikatçı rejimleri kabul ediyoruz. Çünkü hepsi kadını araçsallaştırıyor. Hepsi savaşlarını kadın bedeni üzerinden yürütüyor. Biz bu iki zihniyete de karşıyız" diye belirtti. 
 
"İşte şimdi kadın zamanıdır" diyen Ayten Kordu, "Şimdi kadınların daha özgür bir yaşam için daha fazla örgütlenme zamanıdır. Bunun için bir arada olmak zorundayız. Kadın gücünü, dünyayı ve emeği var eden kadınların örgütlü mücadelesini daha da büyütmek zorundayız" şeklinde konuştu. 
 
Miting çekilen halaylarla sona erdi.
 
ÇEWLÎG
 
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) öncülüğünde Hacı Hıdır Camii önünde bir araya gelen kadınlar, buradan "Yaşasın 8 Mart" pankartı açıp, "Jin, jiyan, azadî" ve "Biji berxwedana jinan" sloganlarıyla Kent Meydanı'na yürüdü. Burada yapılan açıklamanın Türkçesini Bera Duran, Kürtçenin Kırmançki lehçesini ise Pervin Aviz yaptı. 
 
Açıklamada, 8 Mart tarihçesi anlatılarak, "Rojava'da kadınların öncülüğünde gelişen toplumsal dönüşüm ve kadın devrimi, kadınların örgütlü mücadelesinin neleri değiştirebileceğini tüm dünyaya gösteriyor" denildi. 
 
İran'da kadınların baskıcı rejime karşı özgürlük mücadelesini büyüttüğünün belirtildiği açıklamada, "'Jin, jiyan, azadî' sloganıyla yükselen direniş, kadınların bedenleri ve yaşamları üzerindeki tahakküme karşı büyük bir toplumsal itirazdır" ifadelerine yer verildi. 
 
Açıklamada, Filistinli kadınların da savaş, işgal ve yıkım koşullarında hem halklarının hem de kadın özgürlüğünün mücadelesini yürüttüğü vurgulandı.
 
ÊLIH
 
Êlih Emek ve Demokrasi Platformu, Migros önünden Yılmaz Güney Parkı'na yürüyüş gerçekleştirdi. "Jin, jiyan, azadi" pankartının açıldığı yürüyüşte, "Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması", "Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Jin, jiyan, azadî" ve "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları atıldı. Yılmaz Güney Parkı'nda biten yürüyüşün ardından açıklama yapan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Eşbaşkanı Jale Doğan Yıldız, "Kutsal aile" söylemiyle kadın emeğini görünmez ve karşılıksız kılmak istendiğini kaydeden Jale Doğan Yıldız, "Bu düzene karşı laikliği savunmak, aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal özgürlüğünü savunmaktır. Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz" diye konuştu.
Açıklama, "Jin, jiyan, azadî" sloganı ve çekilen halaylarla son buldu.
 
XARPÊT
 
Xarpêt Kadın Platformu, merkez PTT önünde bir araya geldi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlikte kadınlar Öğretmenevi'ne kadar "Kadın cinayetleri politiktir", "Jîn, Jiyan, azadî" sloganlarıyla yürüdü. Yürüyüşün ardından acıkma yapan Platform Üyesi Esin Coşkun, Türkiye'de günde en az üç kadının katledildiğini söyledi. Esin Coşkun, "Bu cinayetler bir ihlale, politika eksikliğine ve sistematik cezasızlığa işaret etmektedir. Cezasızlık ve hukuksuzluk, failleri cesaretlendirmektedir. İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuzca çıkılması ve 6284 sayılı Kanun'un etkisiz hale getirilmesi de kadınların yaşam hakkını tehdit eden bu ortamı derinleştirmektedir" ifadelerini kullandı. 
 
Açıklama atılan sloganlarla son buldu.
 
COLEMÊRG
 
Colemêrg' te 8 Mart dolayısıyla yürüyüş düzenlendi. "Direnişle Özgürleşiyor, Demokratik Toplumu Örüyoruz" Pankartı ile DEM Parti İl binası önünde başlayan yürüyüş  çevre yoluna kadar devam etti. Yürüyüş esnasında "Jin, jiyan, azadî" sloganı atıldı. 
 
Yürüyüşün ardından konuşan Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, "Kürtler, Rojava'ya yönelik saldırılardan sonra birlik oldu. Dünya artık Kürtlerin varlığını kabul etti. Rojava'da Kürtlerin direnişi dünyadaki bütün Kürtleri ayağa kaldırdı. Biz halkların kardeşliğini de kurmak istiyoruz. Nasıl daha önce yüzyıl önce mücadele ettiysek bugünde Kürt kadınları öncülüğünde mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
Eylem atılan “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla sona erdi.
 
TRABZON 
 
Trabzon'un Of ilçesinde kadınlar, ilk kez 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde yürüyüş düzenledi. Of Belediyesi önünde Atatürk Meydanı'nda toplanan kadınlar, "8 Mart Emekçi Kadınlar Günü" pankartı açarak Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüdü. Yürüyüş sırasında sık sık "Silahlar sussun çocuklar ölmesin", "Kadına şiddete hayır", "Kadınlar birlik olsa dünya yerinden oynar", "Korkmuyoruz, boyun eğmeyeceğiz, itaat etmeyeceğiz, susmayacağız" sloganları atıldı. 
 
 
Yürüyüşün ardından kadınlar adına konuşan Nokta Hacıbektaşoğlu, "Bugün burada, durdurulamaz bir iradeyle toplandık. 'Of'ta kadınlar yürümez' diyenlere, 'Of'ta kadınların sesi çıkmaz' diyenlere, 25 Kasım'da verdiğimiz o ilk cevabı, bugün 8 Mart'ta daha kalabalık, daha güçlü ve daha inançlı bir şekilde tekrarlıyoruz: Biz buradayız. Hayatın her alanındayız. Ve bugün Of'un tam kalbindeyiz. 8 Mart bir bayram değil, bir hak arama günüdür. Bu meydandaki çeşitlilik bizim en büyük gücümüzdür. Kimimiz çarşafımızla, kimimiz başörtümüzle, kimimiz keşanıyla, peştemalıyla kimimiz farklı yaşam tarzlarımızla. Ama hepimiz kadın olma paydasında, omuz omuzayız. Biz farklılıklarımızı bir ayrılık değil, birbirimize tutunma vesilesi yaptık. Biliyoruz ki ancak el ele verdiğimizde dağılmayız. Biz kadınlar, geleneğin içinden gelerek geleceği kurmaya kararlıyız. Susturulmaya çalışılan yerden konuşmaya kararlıyız. Of'tan yükselen bu ses, Türkiye'nin dört bir yanındaki kadın dayanışmasına selamdır. Haklarımızı alana kadar, her bir kız kardeşimiz güvende olana kadar, meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Yaşasın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Yaşasın kadın dayanışması. Of'ta kadın var, Of'ta yaşam var"  ifadelerini kullandı. 
 
 
ADANA
 
Adana Kadın Platformu, "Yoksulluğa, şiddete ve savaşa karşı direnişimizi büyütüyoruz" şiarıyla Cevat Yurdakul Caddesi Onur Kebap önünde bir araya gelerek, Uğur Mumcu Meydanı'na kadar yürüdü. Yürüyüş öncesi Cevat Yurdakul Caddesi'nde bir araya gelen kadınlar, polisin arama noktalarından geçerek, yürüyüş alanına alındı. "Jin, jiyan, azadî" yazılı çantalarla alana girmeye çalışan kadınlar, polislerce engellendi. Avukatların araya girmesiyle kadınlar, alana girebildi. Yürüyüş alanına ulusal kıyafetleri ile gelen kadınlar erbaneler eşliğinde halay çekerken, sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Kadın yaşam özgürlük" ve "Bijî Serok Apo" sloganları attı. Sarı, kırmızı, yeşil renkli elbiseleriyle alanı dolduran kadınlar, "Ye ke ye ke Kürdistan ye ke" sloganı atarak barış talebinde bulundu. 
 
‘ÖZGÜR BİR YAŞAM İÇİN MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ’
 
Yürüyüşün ardından açıklama yapan Platform Üyesi, Sevil Aracı, kadınların emeklerinin yok sayıldığını, şiddet ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirterek, Türkiye’de artan kadın cinayetlerine, ekonomik kriz nedeniyle derinleşen kadın yoksulluğuna ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekti. Sevil Aracı, kadınların eşit ve özgür bir yaşam için mücadeleyi büyütmeye devam edeceği vurguladı. Kadın cinayetlerindeki artışa ve cezasızlık politikalarına tepki gösteren Sevil Aracı,  İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden uygulanması, 6284 sayılı yasanın etkin şekilde hayata geçirilmesi, güvenceli iş ve eşit ücret, ücretsiz kamu kreşleri ve bakım hizmetlerinin kamusal bir hak olarak sunulması talepleri dile getirdi. Sevil Aracı, ayrıca savaş politikalarına karşı barış çağrısı yaparak, kadınların örgütlü mücadeleyle eşit, özgür ve laik bir toplum için dayanışmayı büyüteceği ifade etti.
 
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise, kadınların artan kadın cinayetlerine, erkek şiddetine, taciz ve istismara, yoksulluğa, işsizliğe ve savaşa karşı 8 Mart'ı örgütlediğini belirterek, "Bu karanlığa karşı umut kadınların ortak mücadelesindedir. Yaşamak ve yaşatmak için örgütlü kadın mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz" dedi.
 
MERSİN
 
Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Örgütü, Akdeniz ilçesinde bulunan Özgür Çocuk Parkı'nda açıklama yaptı. "Şiddete, yoksulluğa ve savaşa karşı gücümüz birliğimiz" pankartının açıldığı açıklamayı yapan EMEP Üyesi Seher Peşmer, yoksulluk, işsizlik, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, adalet çürüme, kumar, uyuşturucu, taciz, savaş, katliam, kırım ve yıkım gibi dünyanın her yerinde saçılan karanlığın kaynağı aynı olduğunu söyledi. "Bu sisteme ve çaresizlik dayatmasına karşı çareyi birbirimizle mücadeleyi öreceğiz" diyen Seher Peşmer, "8 Mart sadece ülkemizde değil dünyanı dört bir yanında aynı cendereye karşı mücadelemiz var sözüyle direnen kadın ortak gücünü göstereceğiz gündür 8 Mart" diye konuştu.
 
Açıklama "Jin, jiyan, azadî" sloganıyla son buldu.
 
ANTALYA
 
Antalya Kadın Platformu üyeleri, Aydın Kanza Parkı'nda bir araya geldi. Üzerinde saç örgüsü bulunan 8 Mart pankartı ve kadınlar polislerce alana alınmadı. DEM Parti'li kadınlar duruma tepki göstererek uzun süre alana girmedi. Daha sonra DEM Parti'li kadınların da alana girişiyle kadınlar, kortejler halinde yürüyüşe geçti. Kadınlar, erbaneler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Burada Platform Üyesi Devrim Mol, Kadriye Tuğcu Türkçe, Rabia Çelikbaş ise Kürtçe ortak açıklamayı yaptı. Açıklamada, "Bu düzen bizim sırtımızdan yükseliyor ama bize şiddet, güvencesizlik ve korku dayatılıyor. Buradayız ve bu meydan emeği sömürülen, hakkı gasp edilen, yaşamı tehdit altında olan kadınların meydanıdır! Bu meydan haklarına hayatlarına sahip çıkan, vardık varız var olacağız diyen kadınların meydanıdır! Bizi yok sayanlara karşı inatla buradayız" denildi. 
 
HATAY
 
Hatay'ın İskenderun ilçesinde, İskenderun Kadın Platformu, Ulucami Caddesi üzerinde bulunan Sağlıklı Yaşam Parkı'nın önünde bir araya gelerek, Anıt'a kadar yürüdü. "Jin jiyan azadî", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" ve "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atan kadınlar, erbanelerle yürüdü. Yürüyüş sonrası Platform Üyesi Belgin Ayracı, açıklama yaptı. Belgin Ayrancı, "8 Mart yasta değil isyanda olduğumuz bir gün. Dayanışma ve mücadele ortaklığı ile özgürlükçü, barışçıl, eşitlikçi ve laik bir toplum için mücadele eden tüm kadınları selamlıyoruz. Hayatlarımız, haklarımız ve hayallerimiz için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
 
'ALANLARDAYIZ'
 
DEM Parti Dörtyol İlçe Örgütü de binalarında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda kadın katılırken, burada konuşan DEM Parti Dörtyol İl Eşbaşkanı Pınar Demir, kadın mücadelesini yükselteceklerini kaydetti. 
 
Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü üyeleri de Necmi Asfuroğlu Lisesi önünde bir araya gelerek Saray Caddesi'ne yürüdü. Yürüyüş sonrası Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü Üyesi Sevilay Elmas açıklama yaptı. Sevilay Elmas, "Eşit ve özgür olduğumuz, sömürünün, baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için, savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için, barış içinde bir arada yaşamak için, demokratik ve laik bir ülke için alanlardayız! Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz bizimdir demek için alanlardayız! Doğamıza, yaşam alanlarımıza, hayatlarımıza sahip çıkmak için alanlardayız! Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz" diye konuştu
 
ESKİŞEHİR 
 
Eskişehir Demokratik Kadın Platformu'nun çağrısıyla Espark AVM önünde toplanan kadınlar, "Jin, jiyan, azadî" "Dünya yerinden oynar kadınlar birlik olsa", Savaşa hayır barış hemen şimdi" ve "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atarak Adalar'a yürüdü. Yürüyüş sırasında kendisini Ülkü Ocakları'nda görevli olduğunu iddia eden bir kişi, "Jin, jiyan, azadî" pankartına saldırdı. Kadınlar hep bir ağızdan "Jin, jiyan, azadî" sloganını defalarca atarak tepkisini gösterdi. Yürüyüşün ardından Platform Üyesi Berna Yıldız açıklama yaptı. 
 
Kadınlar evde, işte, sokakta, kampüste, fabrikada, tarlada şiddetin farklı biçimleriyle karşılaştığını söyleyen Berna Yıldız, "Kadınları en çok en yakınındaki erkekler öldürüyor. 2025'te en az 299 kadın ve 64 çocuk öldürüldü; aralarında transların da olduğu en az 471 kadının ölümü basına "şüpheli" olarak yansıdı. Şubat ayında 24 saat içinde 5 ilde 6 kadın katledildi. Bunlar sıradan istatistikler değil, kadınların gasp edilen yaşam haklarıdır. Biz kadınlar, bize dayatılan katliam ve sömürü düzenini değiştirmek için mücadele ediyoruz. Özgürlüğümüz için örgütlenmeli, birlikte mücadele etmeliyiz diyoruz" dedi. 
 
Savaşların, kadınların bedeninde, emeğinde ve yaşamında sürdüğüne dikkat çeken Berna Yıldız, "Barış yalnız silahların susması değil; kadın haklarının korunması, yaşamın güvence altına alınması ve eşit, özgür yurttaşlığın inşasıdır. Toprağımızı, derelerimizi, ağaçlarımızı savaş ve talana bırakmayacağız. Doğayı savunmanın yaşamı savunmak olduğunu biliyoruz. Ortadoğu'da, Afrika'da ve Latin Amerika'da yükselen kadın mücadelesini boğmak isteyen emperyal, otoriter, muhafazakâr, cinsiyetçi rejimlere karşı dünyanın dört bir yanında kadın direnişini yükseltiyoruz. Savaş, sömürü, talan, yoksulluk ve kadın düşmanlığı politikalarınıza yanıtımız nettir: Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir" diye konuştu.  
 
Açıklamanın ardından kadınlar sloganlar atarak halaylar çekti. 
ANKARA
 
Ankara Kadın Platformu üyeleri, Yüksel Caddesi'nde bir araya gelerek, Sakarya Caddesi'ne yürüdü. Sık sık "jin, jiyan, azadî", "Kadın yaşam özgürlük", "Yaşasın kadın dayanışması", "Kadın cinayetleri politiktir" sloganlarını atıldığı yürüyüşün ardından açıklama yapıldı. Açıklama, Kürtçe, Türkçe ve Arapça yapıldı. Açıklamanın Türkçesini Eylül Soyluoğlu ve İrem Hazal Kelleci, Kürtçesini ise DEM Parti Ankara Kadın Meclis Sözcüsü Nebahat Çalpan yaptı. 
 
Eşitsizliğin, baskının ve erkek şiddetinin, kadınların hayatlarını kuşattığına ve bu kuşatmayı kadınların yaşadıklarından hissettikleri belirten açıklamada, "Biz kadınlar emeğimize, bedenimize ve kimliğimize saldıran erkek egemen sistemi iyi tanıyoruz ve o sistemi kökten değiştirmeye kararlıyız. Bugün Türkiye'de kadınların en temel demokratik hakları AKP–MHP iktidarı tarafından gasp ediliyor. Kadınların iradesi yok sayılıyor. Bizler; belediyelerdeki kayyımlara da, kampüslerdeki kayyım rektörlere karşı da irademizi savunmaya devam edeceğiz. AKP–MHP iktidarının yargı paketleriyle failleri koruyan politikalarına karşı sokaklarda itirazımızı büyütmeye devam edeceğiz. Kadınlara yönelik şiddete karşı 6284 sayılı kanun etkili uygulansın, İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girsin demeye devam edeceğiz" denildi.
 
'BİZ AİLE DEĞİL KADINIZ'
 
İktidarın kadın politikalarının açık olduğuna ve bu politikaların kadınları kamusal yaşamdan uzaklaştırma hedefi ile gerçekleştirildiğine işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kadınları eve hapsetmek ve itaatkâr bir düzen kurmak istiyorlar. Bu yüzden 2025'i 'Aile Yılı' ilan ettiler. Kadınları en çok öldürüldükleri yere hapsetmek isteyen bu anlayışa karşı buradan bir kez daha söylüyoruz: Biz aile değil kadınız. Hayatlarımız da haklarımız da bizimdir. Bütçeyi çocukları istismar eden cemaatlere ve kadın düşmanı politikalara değil; güvenli yaşam koşullarının sağlanmasına ve taciz ve şiddeti önleyici uygulamalara ayırın. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; birçok kadın ölümü "şüpheli" denilerek karartılıyor. Kadınların yaşam hakkını korumayan, şiddeti önlemeyen ve failleri açığa çıkarmayan bu cezasızlık düzeni erkek şiddetini büyütüyor. Bu yüzden buradan bir kez daha söylüyoruz: Rojin Kabaiş ve Bahar Taş için adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Şüpheli kadın ölümlerinin üzerini örtmenize izin vermeyeceğiz.
 
BİZİM TARAFIMIZ NETTİR
 
Bizim tarafımız nettir. İran'da 'Jin, jiyan, azadî' diyerek sokakları dolduranların yanındayız. Rojava'da kadın öncülüğünde özgür bir yaşamı kuran devrimci kadınların yanındayız. Filistin'de Siyonist işgalcilere, emperyalist güçlerin soykırımına direnen kadınların yanındayız. Afganistan'da Taliban karanlığına rağmen okula gitmek için direnen kız çocuklarının yanındayız. Arjantin'de 'Ni Una Menos' diyerek erkek şiddetine karşı ayağa kalkan kadınların yanındayız. Orta Doğu'da ve dünyanın her bir yerinde, savaş politikalarına karşı en önde direnen kadınlar ve LGBTİ+'lar olarak; barış talebimizi sahiplenmeye, onurlu bir barış için mücadele etmeye devam edeceğiz!
 
EN ÇOK KADINLAR YOKSULLAŞIYOR
 
Devlet ve sermaye iş birliğiyle kurulan bu sömürü düzeninde en çok kadınlar yoksullaşıyor! Kadın emeği değersizleştiriliyor, görünmez kılınıyor. Kadınlara esnek ve güvencesiz istihdam dayatan bu sömürü düzenine karşı eşit işe eşit ücret hakkımızdır diyoruz. Bu sömürüye karşı direnişi kuşanan depo ve tekstil işçisi kadınların mücadelesini 8 Mart'ın dayanışma ruhuyla selamlıyoruz. Cinsiyetçi politikalarla bakım yükü sırtımıza yüklenmeye devam ediyor. Ama biz bu düzenin kurbanı değiliz. Onu değiştirecek olan gücüz. Bu yüzden ücretsiz, nitelikli ve erişilebilir kreş hakkımızı savunmaya, bakım emeğinin toplumsallaştırılması için mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Bugün üniversitelerde genç kadınlar mücadeleye katıldıkları için polisler tarafından aileleri aranarak tehdit ediliyor. Genç kadınlar korkutulmak isteniyor.
 
BU BASKILAR BİZİ DURDURAMAZ
 
Bilinmelidir ki bu baskılar bizi durduramaz. Bizler kurduğunuz korku duvarlarını kadın dayanışmasıyla yıkmaya devam edeceğiz. Saç örgüsünden suç üreten, toplumu kutuplaştıran erkek siyasetine karşı alımızla morumuzla, her ilmeğine barışı ve umudu işlediğimiz saç örgülerimizle buradayız. Alanlarda, meydanlarda ve sokaklarda dayanışmamızı büyütmeye, özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Susmuyoruz. Korkmuyoruz. İtaat etmiyoruz. Çünkü biz Dayanışmanın gücünü, direnişin umudunu, özgürlüğün yolunu çok iyi biliyoruz. Bugün burada bir kez daha söylüyoruz: Kadınlar kazanacak."
 
DÎLOK
 
Dîlok Demokratik Kadın Platformu üyeleri, Şahinbey ilçesi Yeşilsu Parkı'nda bir araya gelerek, buradan Balıklı Meydanı'na yürüdü. Sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Kadın, yaşam, özgürlük" sloganlarının atıldığı yürüyüşte, "Rojava kadın devrimidir", "Eşitliği konuşacağımız gün gelecek", "Bijî tekoşîna jinan" ve "Kadın kadının yurdudur" dövizleri taşındı.
 
'EMEĞİN SÖMÜRÜSÜ KATMERLENEREK ARTIYOR'
 
Yeşilsu Parkı'nda biten yürüyüşün ardından açıklama yapan Platform Üyesi, Gül Fidan Özpolat, "İnsanca koşullarda çalışmak ve emeğinin karşılığını almak için Temel Conta'dan Digel Tekstil'e, Şık Makas'tan Migros Depo'ya direnen; Gazze'den Rojava'ya, Ukrayna'dan İran'a ve Afganistan'a savaş koşullarında var olmaya çalışan tüm kadınları selamlıyoruz. İktidar, bir kriz yanılsaması yaratarak kamusal hizmet kapsamında olması gereken sorumluluklarından çekiliyor. Kreşler, yaşlı gündüz bakım evleri gibi kamusal bakım hizmetleri tasfiye ediliyor. 'Annelik', 'vicdan', 'fedakârlık' değerlerinin sıkça gündeme getirildiği 'aile on yılı' politikaları çerçevesinde bakım ve ev içi emek kadınların omzunda bir yüke dönüştürülüyor. Çocuk, hasta, yaşlı ve engelli bakımı yarı zamanlı çalışma modeliyle, bakım ödenekleriyle, 'komşu annelik' gibi uygulamalarla kadınlar hükümetin enformel çalışanları haline getiriliyor. Emeğimizin sömürüsü katmerlenerek artıyor" dedi.
 
'BU KİRLİ SİSTEMDE GÜNDE EN AZ 1 KADIN KATLEDİLİYOR'
 
Ardından söz alan DEM Parti Milletvekili Sebahat Erdoğan Sarıtaş, "Bu erkek egemen zihniyet kirliliğine karşı her gün isyanımızı büyütüyoruz. Her gün kadınlar katlediliyor. Biz de diyoruz ki bu bizim başkaldırımızdır. Bugün Ortadoğu'da ve tüm dünyada erkek egemen zihniyet maalesef her yerde bulunuyor. Savaşlarda kadınlar toplumdan koparılıyor, kadınlar eziyet görüyor ve savaş kadın bedenini hedef alıyor. Biz diyoruz ki savaşı değil, barışı esas alıyoruz. Her gün kadın emeği sömürülüyor. Kadınları katledenler çoğu zaman babaları, kardeşleri ya da eşleri oluyor. Bu kirli sistemde her gün en az bir kadın katlediliyor. Biz de bu zihniyete karşı meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Bugün kadınlar hakları için meydanlara çıktı. 8 Mart'ta dünya kadınları meydanlarda. Rojava'da, Kürdistan'da, Rojhilat'ta ve dünyanın dört yanında savaş büyütülüyor. Biz de diyoruz ki zaman kadının zamanıdır, kadın özgürlüğünün zamanıdır" ifadelerini kullandı. 
 
'SÖZ VERİYORUZ BU SÖZ ÜLKEYE BARIŞI GETİRME SÖZÜDÜR'
 
Ardından söz alan EMEP Milletvekili Sevda Karaca Demir, "Bugün burada İranlı, Rojavalı ve Afganistanlı kız kardeşlerimizin yaşadıklarını biliyoruz. Burada hem üzüntümüzle hem de direncimizle varız. Savaşlarla geleceğimizi çalmaya çalışanlardan hesap soracağız. Bunu da birbirimizin mücadelesi ve direnciyle başaracağız. Biz birbirimizi tamamlayacağız ve aynı zamanda bu ülkenin geleceğini birlikte kuracağız. Ülkenin dört bir yanında eşitsizliğe karşı öfkesini büyüten tüm kız kardeşlerimizi selamlıyoruz. Bir söz veriyoruz. bu söz, bu ülkeye barışı getirme sözüdür. Aynı zamanda enternasyonal mücadelemizin sözüdür. Bu sözün gereğini yerine getirmeyi biliyoruz. Direne direne mücadele edeceğiz. 8 Mart kadınların geleceğini kurma günüdür, hepimize kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
 
'BİR ARAYA GELDİĞİMİZDE KORKU DUVARLARINI AŞARIZ'
 
Son olarak söz alan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Üyesi Kevser Türk ise kadınların kazanımlarının mücadeleyle elde edildiğini vurgulayarak, "Bu ülkede kadınlar yıllardır sokaklarda, meydanlarda ve adliyelerde mücadele ediyor. Kadınların örgütlü gücü pek çok hayatı değiştirdi. Kadınların dayanışması pek çok kadının hayatta kalmasını sağladı. Bir araya geldiğimizde yalnız olmadığımızı hatırlarız. Bir araya geldiğimizde korku duvarlarını aşarız. Bir araya geldiğimizde hayatlarımızı savunuruz" şeklinde konuştu. 
 
MELETΠ
 
Meletî Demokratik Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş düzenledi. Paşaköşk Cami önünde toplanan kadınlar, "Asla yalnız yürümeyeceksin" pankartı açtı. "İnancımızla, kimliğimizle eşit yurttaşlık istiyoruz", "Saçımızı örgü, isyanımızı özgürlük yaptık", "Yasaklar sizin mücadele bizimdir" dövizlerini taşıyan kadınlar, "Jin jiyan azadî" sloganlarıyla yürüyüşe başladı. 
 
Erbanelerle eşliğinde yürüyen kadınlar, 1 Mayıs Meydanı'nda yürüyüşlerini sonlandırarak, halay, alkış, zılgıt ve sloganlarla 8 Mart'ı kutladı.
 
KOCAELİ
 
Kocaeli Kadın Platformu üyeleri, Merkez Bankası önünde bir araya gelerek, buradan Sabri Yalım Parkı'na yürüdü. "8 Martta Mücadeleyi büyütüyoruz" pankartını açan kadınlar, sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Yaşasın kadın dayanışması", "Kadınlar yürüyor mücadele sürüyor", "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz" sloganları attı. Yürüyüşün ardından açıklama yapan Platform Üyesi Aynur Işık, "Her gün en az iki kadının öldürüldüğü ülkede, kadına yönelik şiddetin önlenmesi açısından hayati önemde olan İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz biçimde çekilmek kadın cinayetlerinin politik olduğunun kanıtıdır" dedi. 
 
'LAİKLİK VE EŞİTLİK KADINLARIN GÜVENCESİDİR'
 
Kadın katliamlarının cezasızlık politikalarıyla büyüdüğü belirtilerek İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin biçimde uygulanması çağrısı yapan Aynur Işık, kadınların aile içinde, sokakta ve işyerlerinde güvende olması gerektiğini ifade etti. Kadınların kamusal yaşamdan dışlanmasına karşı mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Aynur Işık, "Laiklik kadınların yalnızca aile içinde değil, hayatın tam ortasında özne olarak var olmasının güvencesidir. Bedenimizin, emeğimizin ve sözümüzün eşit yurttaşlık temelinde var olmasını savunuyoruz" ifadelerini kullandı. 
 
Gebze'de ise Gebze Kadın Platformu 8 Mart için Eski Çarşı'da bulunan Tarihi Çeşme önünden Gebze Meydanı'na yürüdü.
 
BURSA
 
Bursa Kadın Platformu üyeleri de Fomara Meydanı'ndan Kent Meydanı'na yürüyüş düzenledi. "Yoksulluğa, şiddete eşitsizliğe karşı güvencemiz mücadelemiz" pankartı açan kadınlar, "Yaşasın kadın dayanışması", "Jin, jiyan, azadî", "Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor", "Yaşasın 8 Mart yaşasın feminist mücadelemiz" sloganlarını attı. Yürüyüşün ardından Platform Üyesi Buse Nur Çoban ve Sümeyye İstemi açıklama yaptı. 
 
Kadınların savaş politikalarına, yoksullaştırmaya, güvencesizliğe ve kadınlara yönelik şiddete karşı sokaklara çıkacağı ifade edilen açıklamada, dünyanın farklı coğrafyalarında savaş, yoksulluk ve baskı politikalarının yükünün kadınların omuzlarına bırakıldığı belirtildi. Afganistan'dan İran'a, Filistin'den Rojava'ya kadar birçok yerde kadınların yaşamı savunmak için direniş gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, aynı "kara düzen" içinde birbirine uzanan kadın dayanışmasının büyütüldüğü ifade edildi.
 
Savaş bütçelerinin büyütülmesiyle birlikte kamusal hizmetlerin kısıtlandığı, bakım emeği ve yoksulluğun giderek kadınların üzerine yıkıldığı belirtilen açıklamada "Kadınlar aile politikalarıyla eve hapsedilmeye çalışılıyor. Şiddet karşısında cezasızlık politikaları işletiliyor. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Savaşa, yoksulluğa ve kadın düşmanı politikalara karşı yaşamın savunuyoruz" denildi. 
 
İlgili Haberler
8 Mart pankartına el koyan polisler hakkında suç duyurusu
8 Mart pankartına el koyan polisler hakkında suç duyurusu

DEM Parti Antalya Kadın Meclisi, 8 Mart'ta pankartlarına el koyan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Wan'da 8 Mart: Direniş, özgürlük ve barış mesajları
Wan'da 8 Mart: Direniş, özgürlük ve barış mesajları

Wan'da 8 Mart etkinliğinde buluşan kadınlar, katliam ve baskılara karşı "direniş, özgürlük ve barışta" ısrarcı olduklarını vurguladı.

Adana, Antalya ve Mersin'de Feminist Gece Yürüyüşü
Adana, Antalya ve Mersin'de Feminist Gece Yürüyüşü

Adana, Mersin, Antalya'da sokağa çıkarak Feminist Gece Yürüyüşü düzenleyen kadınlar, şiddete, savaşa ve yoksulluğa karşı yürüyerek "Feminist isyanımızı yükselteceğiz" dedi.

Ankara'da Feminist Gece Yürüyüşü: Özgür yaşamdan yanayız
Ankara'da Feminist Gece Yürüyüşü: Özgür yaşamdan yanayız

Ankara'da 20'nci Feminist Gece Yürüyüşü'nü düzenleyen kadınlar, yaşamları ve barış için direneceklerini söyleyerek, özgür bir yaşamdan yana olduklarını belirtti.

İzmir'de 9'uncu Feminist Gece Yürüyüşü: Hayatlarımızdan elinizi çekin
İzmir'de 9'uncu Feminist Gece Yürüyüşü: Hayatlarımızdan elinizi çekin

İzmir'de zılgıtlar ve sloganlarla 9'uncu İzmir Feminist Gece Yürüyüşü'nü gerçekleştiren kadınlar, "Gericiliğe teslim olmayacağız. Hayatlarımızdan elinizi çekin" dedi.