Adana’da cezaevlerinde 2’si kritik aşamada 25 hasta tutsak tutuluyor

Paylaş:
ADANA - Adana’da 2’si “cezaevinde kalamaz” raporlu, 25 hasta tutsak cezaevlerinde tutuluyor. İki tutsağın durumunun “kritik aşamada” olduğunu belirten ÖHD Temsilcisi Aziz Sari, “Ağır hasta mahpuslar derhal tahliye edilmeli” çağrısı yaptı. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Temsilciliği, Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi ile Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine dair hazırladığı raporu önceki gün açıkladı. Çok sayıda hak ihlaline yer verilen raporda, tutsakların maruz bırakıldığı hukuka aykırı uygulamalar ile idare ve gözlem kurullarının “paralel mahkeme” şeklinde faaliyet yürüttüğüne dikkat çekildi. Hasta tutsakların maruz bırakıldıkları hak ihlallerinin detaylı bir şekilde yer aldığı rapora göre; Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'nde 4'ü ağır olmak üzere 11, Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde ise 4'ü ağır olmak üzere 14 hasta tutsak tutuluyor. 
 
Rapora göre, son evre Huntington hastalığıyla mücadele eden tutsak Hakkı Gören, “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Yine ampute tutsak Mehmet Özen’in “cezaevinde kalamaz” raporu olmasına rağmen tahliyesi engelleniyor. Gördüğü işkence sonucu beyinde küçülmeye neden olan nörolojik bir hastalıkla mücadele eden Fevzi Arslan’ın durumu kötüye gidiyor. İleri derecede KOAH hastası olan Haci Alağaş, geçirdiği kalp krizi nedeniyle günlerce hastanede tutulmasına rağmen ailesine haber verilmedi. Bir çatışmada sonrası yaralı halde tutuklanan Kendal Barut, maruz kaldığı işkence sonucu bir gözünü kaybetmesine ve diğer gözünü de kaybetme riski olmasına rağmen tahliye edilmiyor. Raporda, Hakkı Gören ve Fevzi Arslan'ın sağlık durumları kritik aşamada olduğunun altı çizildi. 
 
 
ÖHD Adana Temsilciliği Eşsözcüsü Aziz Sari, rapora dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘SAYI ÇOK DAHA YÜKSEK’
 
Paylaşılan verilerin sadece başvuru ve cezaevi görüşmeleri sırasında edinilen bilgilerden oluştuğunu belirten Sari, hasta tutsakların sayısının çok daha fazla olduğuna dikkat çekti. Sari, “Hapishanelerin fiziki koşulları insanı yalnızlaştıran ve zamanla hasta eden bir yapıya sahiptir” dedi. Takibini yaptıkları birçok hasta tutsağın tedaviye zamanında ulaşamadığına dikkat çeken Sari, bu nedenle en basit sağlık sorunlarının dahi ağır hastalıklara dönüştüğünü belirtti. Cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişimin önündeki en büyük engellerden birinin ağız içi arama uygulaması olduğunu dile getiren Sari, "Hastaneye geç sevk edilme veya hiç sevk edilmeme uygulamaları, mahpusların sağlık durumunu her geçen gün daha da kötüleştirmektedir" diye belirtti. 
 
ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
 
5275 Sayılı İnfaz Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan Adli Tıp Kurumu (ATK) onayı zorunluluğunun ağır hasta tutsakların tahliyelerinin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu söyleyen Sari, "Hasta mahpuslar adeta ölümlerine kadar cezaevinde tutuluyor, ancak tedavinin mümkün olmadığı son aşamada tahliye ediliyor. Bu tablo, ATK kararlarının bilimsel olmaktan uzak ve siyasi saiklerle verildiğine ilişkin kaygıları güçlendiriyor. Hapishaneler, barış ve demokrasi sürecinin turnusol kâğıdıdır. Acil olarak yapılması gerekenler açıktır. Öncelikle infaz kanununda hasta mahpusların tahliyesinin önündeki engeller kaldırılmalı. ATK son karar mercii olmaktan çıkarılmalıdır. Tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulu raporları, bağımsız ve bilimsel heyetler tarafından verildiği için infazın ertelenmesi veya infaza ara verilmesi konusunda yeterli kabul edilmelidir. Ayrıca yargı paketlerinde siyasi ve politik nedenlerle cezaevinde bulunan mahpuslara yönelik ayrımcı infaz uygulamalarından vazgeçilmeli, infazda eşitlik ilkesi hayata geçirilmelidir. Bugün Adana'da hasta mahpus olmak; sessizlik, tecrit ve ağız içi arama dayatmasıyla karşı karşıya kalmak demektir. Ağız içi arama uygulaması sona ermeden hasta mahpusların tedaviye erişimi ve yaşam hakkının korunması mümkün değildir" ifadelerini kullandı. 
 
MA / Hamdullah Yağız Kesen
İlgili Haberler
PKK’li Miğdat Erkek için yapılan başvuru reddedildi: Devlet bilgi verdi ama ‘somut delil’ bulamadı!
PKK’li Miğdat Erkek için yapılan başvuru reddedildi: Devlet bilgi verdi ama ‘somut delil’ bulamadı!

Devletin yaşamını yitirdiğini aileye bildirdiği PKK’li Miğdat Erkek için, Lice Savcılığına “Usulsüz ölü gömme ve gömdürme” suçlamasıyla yapılan başvuru reddedilerek, aileye cenazenin nerede olduğuna dair bilgi verilmedi.

Hükümetten AİHM'e 'Cizîr bodrumları' yanıtı: İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü!
Hükümetten AİHM'e 'Cizîr bodrumları' yanıtı: İhlal yok, soruşturma eksiksiz yürütüldü!

Cizîr'de sokağa çıkma yasakları dönemindeki ihlallere dair AİHM'e savunma sunan hükümet, yaşam hakkı ihlali olmadığını ve soruşturmanın eksiksiz yürütüldüğünü iddia etti. Dosya avukatı Ramazan Demir, AYM üzerinden kurgulanan oyunun teşhir olduğunu ve mağdurları koruyan adil bir karar istediklerini belirtti.

Mûş Barosu Başkanı: Barışın pozitif aşaması hukuksal formlarla olur
Mûş Barosu Başkanı: Barışın pozitif aşaması hukuksal formlarla olur

“Umut hakkı”nın sürecin pazarlığı durumuna getirilmeden uygulanması gerektiğini belirten Mûş Baro Başkanı Kadir Karaçelik, “Barışın pozitif aşaması şüphesiz hukuksal formlarla olacak. Bize düşen bir şey varsa buradayız” diye belirtti.

MKG’den Haziran raporu: 4 gözaltı, 2 tutuklama, 125 erişim engeli
MKG’den Haziran raporu: 4 gözaltı, 2 tutuklama, 125 erişim engeli

MKG'nin Haziran ayı raporuna göre, iki gazeteci tutuklandı, dört gazeteci gözaltına alındı, üç gazeteci tehdit edildi ve üç gazetecinin haber takibi engellendi. 7 gazeteci cezaevlerinde tutuklu bulunuyor.

İHD'li Demir: Demokratik adımlar gecikiyor
İHD'li Demir: Demokratik adımlar gecikiyor

İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Demir, çatışmasızlık ortamının önemli olduğunu ancak barış için somut demokratik adımların halen atılmadığını belirtti.