AMED - 1994 yılında göç etmek zorunda kaldığı Amed’e yıllar sonra dönen Suna Eroğlu, bir yandan 90’lı yıllarda öğrenemediği anadilini öğrenirken, diğer yandan devraldığı mum atölyesinde doğal üretim ve el emeğiyle yaşamını sürdürüyor.
Geleneksel el sanatları mezunu olan ve iki yıl usta öğreticilik eğitimi veren Suna Eroğlu, çocukluğunu Amed’in Sûr ilçesinde geçirdi. Suna Eroğlu 14 yaşında iken 1994 yılında baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte İzmir’e göç etmek zorunda kaldı. O dönemde Kürtçe üzerindeki baskılar nedeniyle anadilini öğrenemeyen Suna Eroğlu, yıllar sonra Kirmançki kurslarına katılarak anadilini öğrendi. İzmir’de yaşadığı dönemde online Kirmançki derslerine katılan Suna Eroğlu, 28 yılın ardından 5 yıl önce Amed’e döndü. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde Amed Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği Kırmançkî atölyelere katılan Suna Eroğlu, burada anadilini öğrendi.
'EVİMİZDE BİLE KONUŞAMAZDIK'
Kürtçe'nin konuşulmasının fiilen yasak olduğu dönemde İzmir de yaşamaya başlayan Suna Eroğlu ana dilini konuşamadan büyüdüğünü belirtti. Suna Eroğlu, "90'lı yılları yaşamış biri olarak, o dönemde ana dilimizi konuşmak fiilen yasaktı. Evimizin içinde bile Zazaca konuşulmazdı. Babam işi nedeniyle çoğu zaman yanımızda olamazdı. Annem ise korktuğu için bizimle kendi dilimiz olan Zazacayı konuşmazdı" dedi.
'KİMLİĞİMİZ ÜZERİNDEN AŞAĞILANIYORDUK'
Baskılar nedeniyle sadece Türkçe konuşarak büyüdüklerini, bu kaybı ve eksikliği bugünlerde hala hissettiğini aktaran Suna Eroğlu, "Anadilimizi bir kenara bırakın Türkçe’yi tam konuşamadığımız için bile yargılanıyorduk. 'Daha Türkçeyi konuşamıyorsun, buralara gelmişsiniz' gibi sözlerle karşılaşıyorduk. Üstelik bunu söyleyenler yakınımızdaki insanlar olan komşularımızdı. En küçük bir tartışmada veya anlaşmazlıkta bu durum yüzümüze vuruluyor, kimliğimiz üzerinden aşağılanıyorduk" ifadelerini kullandı.
MUM ATÖLYESİNİ DEVRALDI
Suna Eroğlu, çalışmaya başladığı mum atölyesini 2 sene önce devraldı. Mum üretimine devam eden Suna Eroğlu, soya wax, jel mum, balmumu, parafin ve hindistancevizi mumu gibi farklı türlerde ürünler hazırlıyor. Özellikle doğal içerikli mumları tercih ettiğini belirten Suna Eroğlu, bunun nedeninin hem insan sağlığını önemsemesi hem de geçmişte yaşadığı koku hassasiyeti olduğunu ifade etti. Atölyede sadece mum üretimi dışında kendi emeğinden bir şeyler üretmek istediğini belirten Suna Eroğlu, "Kolyeler, bileklikler, halhallar ve ahşap yakma sanatı ile kütüklere, ahşaplara sözler, isimler, unvanlar yapıyorum" dedi.
‘KADINLARA DAHA FAZLA İMKAN VERİLMELİ’
Atölyesinde kadınlara eğitim verdiğini söyleyen Suna Eroğlu kadın emeğinin görünür olmadığını belirtti. Kadınların üretim süreçlerinde daha çok desteklenmesi gerektiğini söyleyen Suna Eroğlu, "Buraya gelip eğitim alan kadınlar evlerinde mum yapıp satıyorlar. Benim için çok değerli. Birilerine dokunmuş oluyorum, eğitim için gelen kadınlar kazançlarını evde mum yaparak sağlıyorlar. Var olduğundan bu yana el emeğiyle bir şeyler üreten kadınların fırsat verildiği takdirde çok daha iyi yerlerde olacağına inanıyorum. Kadınlara yönelik platformlar kurulabilir. Kadınların kendi emeğini orada sergileyebileceği bir alan olabilir. Kadınlara daha fazla imkan verilmeli. Kadınların verdiği emek görülmeli ve yaptıkları çalışmalar karşılıksız bırakılmamalı" şeklinde konuştu.