WAN - Küçük yaşlardan itibaren kilam söylemeye başlayan, aile ve çevre baskısına rağmen bu geleneği sürdüren Dengbêj Hanım Sezan, “Başkaldırdım ve söyledim” dedi.
Kürt kültürünün ve sanatının vazgeçilmezi dengbêj geleneği, tarihten bu yana önemini koruyor. Dengbejlik geleneği kültürel bir miras olarak kendini var etmeye devam ediyor. Dengbêjlik geleneğinde kadınlar, sözlü kültürün temeli ve yasaklara rağmen direnişin sesi olarak önemli bir yere sahip. Ataerkil yapılar nedeniyle sesleri tarihsel süreçte geri planda kalsa da, Mezopotamya'da kadınlar acılarını, isyanlarını ve hikâyelerini kilam (şarkı) ve zarbêj (ritimli) ile dile getirdi. Kadın dengbêjler, toplumsal cinsiyet rolleri ve baskılarla mücadele ederek bu sanatı günümüze taşımıştır.
Wan’ın Bêgirî (Muradiye) ilçesine bağlı Mozexan (Görece) mahallesinde yaşayan ve 7 yaşından beri dengbejlik yapan Hanım Sezan, “Annem, ‘ayıp’ diyerek beni sustururdu. Ailedeki erkekler de kilam söylememi hoş karşılanmazlardı. Buna rağmen başkaldırdım ve söyledim” diye konuştu.
DENGBÊJLİĞE KÜÇÜK YAŞLARDA BAŞLADI
Küçük yaşta Şakiro kilamlarını dinleyip büyüdüğünü dile getiren Hanım Sezan, dengbêjliğe daha küçük yaşlarda başladığını söyledi. Hanım Sezan, “Şakiro’nun sesine aşık büyüdüm. Onun seslendirdiği şarkıları dinlemek ve söylemek beni çok duygulandırdı. Bantlarda söylenen şarkıları havzama kaydedip sonra yalnız kaldığımda söylerdim. Ben kilamları söyleyince annem beni susturdu. ‘Ayıp söyleme’ derdi. 10 amcam 9 erkek kardeşim vardı ve söylediğim kilamlar onlara ayıp gelirdi. Annem bana ‘Senin amca kızların böyle yapmıyor, sen neden yapıyorsun’ derdi. Ben başkaldırdım ve söyledim” dedi.
‘KADINLAR MÜCADELEYİ BÜYÜTTÜ’
Kilam söylemenin utanılacak bir durum olmadığını kaydeden Hanım Sezan, “Ben Amcamın oğlu ile evlendim, eve çok fazla misafir gelir gider diye benim söylememe izin vermediler. Oysa ben 7 yaşımda söylemeye başladım. Ben dengbeji söylerken aslında rahatlıyorum. Ben sonra bu baskıya karşı çıkıp söylemeye başladım. Bütün kadınlara da seslenmek istiyorum. Söylesinler, yapsınlar. Asla utanılacak bir şey değil, istedikleri gibi davransınlar. Kadınlar saçını örerek tarih yazıyorlar. Geliye Zilan’dan tutalım var olan bütün başkaldırı ve isyanlarda yine kadınlar yer edinmişlerdi. Kadınlar savaşları da gördüler. Kadınlar, kadın mücadelesini bu aşamaya getirdi” diye konuştu.
Kadınların, erkek zihniyete karşı özgürlüklerini savunması gerektiğini söyleyen Hanım Sezan, kadınların eril iktidar zihniyeti kuşatması altından çıkılması gerektiğini dile getirdi. Hanım Sezan, “Kadınlar hiçbir yerde kendilerini kısıtlamasınlar. Kadınlar bugün toprakları için devletler ile savaşır haldeler. Kimse artık kadınlarını önünde durmasın, kadınlar kimsenin namusu değil" dedi.
DİRENİŞ VE ISRAR
Geliye Zilan katliamında kadınların ganimet olarak görüldüğünü ve katliamda kadınların bu duruma karşı çıkıp mücadele etiklerini hatırlatan Hanım Sezan, kadın mücadelesinin önemine vurgu yaptı. Hanım Sezan, “Evlendiğimde eşim benim dengbejlik yapmamı istemedi. Ama benim iradeli duruşum sayesinde bana karşı olmaktan vazgeçip yanımda yer aldı. Ve söylediğim dengbejleri severek dinlemeye başladı. Eşimin erkek kardeşi bu durumdan rahatsız oldu ve benim söylememe izin vermedi. Ben bir gün yine teypten Şakiro dinlerken, gelip teybi yere attı ve kırdı. Eşimin annesi gelip oğluna kızdı ve bana, ‘Yüksek sesle söyle’ dedi. Benim yüreğimdeki kan söylediğim dengbejlik ile dökülüyor” şeklinde konuştu.
‘HEM MÜCADELE ETTİM, HEM EV BAKTIM’
Kadınların kimlik bilincinde olması gerektiğini söyleyen Hanım Sezan, “Kadınlar, kendi bilincine varmalı ve neler yapabileceklerinin farkına varmalı. Kadınlar artık daha bilinçli. Ben hayata olduğum sürece dengbejlik yapmaya, kilamlarda kendimi bulmaya devam edeceğiz. Bütün engelleri bir bir aştım aşmaya da devam edeceğiz. Kadının önünde kimse duramaz. Kilamlar söylenmezse unutulmaya yüz tutacak. Ben küçük yaşta teypten dinlediğim kılamları havzamda tutup ardından yalnız kalınca söylerdim. Şuan benden etkilenen çocuklarım var. Bir kızım Şakiro dinler ve onun bütün kilamlarını defterine yazıp söyler. En büyük oğlum ise, dengbejlik yapar. Hem mücadele etim hem de ev baktım” dedi.
MA / Özlem Yacan - Lütfü Pala