7 yıldır oğlunun cenazesini arıyor: Baktığım her yerde kokusu var

Paylaş:

MÊRDÎN – Efrîn'de 2019 yılında çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren ve cenazesi ailesine teslim edilmeyen YPG'li Dijwar Aydoğan'ın annesi Emine Aydoğan, "Yedi yıldır oğlumun cenazesini arıyorum. Tek isteğim ona ait bir mezarın olması. Ölmeden önce toprağına sarılmak istiyorum" dedi.

Türkiye ve desteklediği paramiliter güçlerin 2019 yılında Kuzey ve Doğu Suriye'nin Efrîn kentine dönük saldırılarında yaşamını yitiren YPG'li Dijwar Aydoğan'ın (Rênas) cenazesi, aradan geçen 7 yıla rağmen ailesine teslim edilmedi. Mêrdîn'in Stewrê (Savur) ilçesine bağlı kırsal Barman Mahallesi'nde yaşayan Aydoğan ailesi, yıllardır çocuklarının cenazesini beklerken Artuklu Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından ikinci defa gönderilen tebligatla Dijwar Aydoğan adına 80 bin 333 TL Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu çıkarıldı. Tebligatta, borcun 20 Mayıs 2026 tarihinden itibaren tahakkuk ettirildiği belirtildi. Yaşananlar üzerine Aydoğan ailesi verilen cezayı öderken, devletin ceza tahakkuk ettirdiği ancak cenazesini getirmediği çocuklarının akıbetini ortaya çıkarmasını istedi. Resmi kayıtlarda ölüm işlemleri yapılmayan Aydoğan’ın ailesi 7 yıldır aradıkları cenazenin kendilerine teslim edilmesi için çağrıda bulundu. 
 
'ÇOK SAKİN VE YARDIMSEVER BİR ÇOCUKTU'
 
Oğlunun cenazesini 7 yıldır beklediğini belirten anne Emine Aydoğan, "Oğlum evin içinde çok iyi biriydi. Evin tüm işlerine koşardı. Bizleri hiçbir zaman yardımsız bırakmazdı. Hem bize yardım ederdi hem de arkadaşlarına yardım ederdi. Kimseye zarar veren biri değildi. Çok sakin bir çocuktu. Oğlum haklı bir mücadelenin uğrunda yaşamını yitirdi. Hala bırakın cenazeleri kemikleri dahi bulunmayan evlatlarımız var. Köylerimiz yakılıp boşaltıldı. Annelerin yüreği yandı. Bunun için de oğlumun mücadelesinden dolayı da hiçbir şekilde pişman değilim" diye konuştu. 
 
'DİJWAR'IN KOYUNLARINI HALA SATMADIM'     
 
Emine Aydoğan, oğlunun bakımlarını yaptığı koyunları aradan geçen 7 yılda gözü gibi koruduğunu belirterek, "Ben kendim hasta idim. Diğer oğullarımdan bir tanesi kardeşinin fotoğrafını paylaşmıştı diye 2016 yılında cezaevine girmişti. Diğeri de askerde idi. Bu yüzden hayvanlara bakma konusunda çok zorlanıyordum. Babaları geldi, 'Koyunları satacağım' dedi. Ben izin vermedim. 'Bunlar Dijwar'ın koyunlarıdır' dedim. Hala da satmadım. Oğlumun kokusu geliyor diye bakıyorum onlara. Şimdi tesellim onlar oldu" dedi. 
 
'CENAZE YOK, MEZAR YOK, TAZİYE YASAK’      
 
Emine Aydoğan, oğlunun ölüm haberini televizyondan öğrendiğini belirterek, "2014 yılında gittikten sonra 6 yıl boyunca zaman zaman konuşuyorduk. Son 6-7 yıldır ise ne gördüm ne de konuştum. Ölümünü televizyonda öğrendim. Fotoğrafını gösterdiler, adını söylediler. Hemen cenazesini sordum ama bana cenazeyi vermediler. Hatta onun cenazesinin şu an nerde olduğunu dahi bilmiyorum. Efrîn'de savaş uçaklarının bombardımanı sırasında yaşamını yitirdi. Taziyeyi indirmemize dahi izin vermediler. Biz de evde taziye kurduk. Cenaze yoktu, mezar yoktu. Bir anne olarak çok büyük eziyetler yaşadım" dedi.  
      
'HER GÜN MEZARLIĞA GİDİYORUM'     
 
Oğluna ait bir mezar için yıllardır mücadele ettiğini dile getiren Emine Aydoğan, şöyle devam etti: "Oğlum benim evladım olduğu gibi, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren bütün çocuklar da benim evladımdır. Aynı şekilde benim oğlum diğer annelerin de oğludur. Ben sadece oğluma ait bir mezar istiyorum. Her gün mezarlığa gidiyorum. Oğlumun mezarı yok ama arkadaşlarının mezarları var. Kendimi onlarla teselli ediyorum. Yine de keşke benim oğlumun da bir mezarı olsaydı. Oğlum bu dağlarda yıllarca çobanlık yaptı. Şimdi baktığım her yerde onun kokusu var. O yüzden koyunlarına bakıyor, onlarla avunuyorum. Umuyorum ki bir gün çocuğumun mezarı bulunur. Ölmeden önce onun mezarına gitmek, toprağına sarılmak, toprağında onun kokusunu hissetmek istiyorum.”
 
MA / Haşim Abak