COP31 Zirvesi’ne karşı Halkların İklim Zirvesi: Mücadele eden herkesi bekliyoruz
HATAY - Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’nin halkın ve doğanın değil, sermayedarların zirvesi olduğunu belirten DEM Parti Ekoloji ve Tarımdan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın, zirveye karşı düzenlenecek Alternatif Halkların İklim Zirvesi için çağrı yaptı.
Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Kalkındırma Derneği tarafından Hatay’ın Samandağ ilçesinde 26. Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali düzenlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen “COP31’in Ötesinde Halkların İklim Zirvesi Forumu’na katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ekoloji ve Tarımdan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili İbrahim Akın, dünyada ve bölgede derinleşen iklim krizi, doğa kırımı ve sermaye odaklı enerji politikalarına dair konuştu.
ANTALYA’DA 10-20 KASIM’DA COP31 ZİRVESİ
Festivalin öneminin altını çizen Akın, Antalya’nın ev sahipliğinde 10-20 Kasım tarihlerinde planlanan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP31) dikkati çekti. Akın, "Bugüne kadar 30 kez COP Zirvesi yapıldı ancak iklim krizini çözecek somut tek bir adım atılmadı. Dünya artık acil sinyal veriyor. Haziran ayında Londra’da katıldığım İklim Zirvesi’nde Birleşik Krallık yetkilileri bile sıcaklık artışları nedeniyle okulların kapandığını, nefes alınamaz hale gelindiğini ve 'devrimsel bir değişime ihtiyaç olduğunu' itiraf etmek zorunda kaldılar. Ancak verilen sözler kağıt üzerinde kalıyor" diye belirtti.
‘TOPRAK VE SU İÇİN DEVLETE KARŞI MÜCADELE EDİLİYOR’
Türkiye’nin “iklim kriziyle mücadele” adı altında doğa kırımını derinleştirdiğini belirten Akın, "Türkiye bir yandan yenilenebilir enerji adı altında nükleer, JES, HES ve maden projelerine denetimsizce ruhsat veriyor. Doğa tahribatı yapılırken başka toplumsal krizlerin koşulları hazırlanıyor. Doğaya, yaşama ve tüm canlılara zarar veren bu politikalar sadece rant ve sermayenin ihtiyacı için uygulanıyor" dedi. Türkiye'deki fosil yakıt kullanım oranının yüzde 56 seviyelerinde olduğuna işaret eden Akın, Avrupa’nın çöplerinin geri dönüşüm kılıfıyla ülkeye getirildiğini anımsattı. İklim mücadelesinde samimiyet olmadığını dile getiren Akın, "Çevre Bakanlığı çevreyi, Orman Bakanlığı ormanları korumuyor. Yurttaşlar kendi toprağını ve suyunu korumak için devlet bürokrasisine karşı mücadele etmek zorunda kalıyor" diye belirtti.
'GÜVENLİK SÖYLEMİ YERİNİ RANTA BIRAKTI'
Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan doğa talanına değinen Akın, Akbelen ile Cizîr’deki mücadelenin birleşmesi gerektiğini vurgulayarak, ekledi: “Karşımızda devletin tüm imkanlarını kullanan örgütlü bir sermaye gücü var. ‘Güvenlik’ politikaları gerekçesiyle daha önce girilemeyen bölgelere son iki yıldır sermaye grupları adeta akın ediyor. Gizlice yürütülen petrol arama çalışmaları nedeniyle Şırnak ve Cizre susuz bırakıldı. Diyarbakır kaya gazı aramalarıyla Amerikan şirketlerinin hedefi haline geldi. 'Güvenlik sorununu çözdük' dedikleri yerlerde, sorunun yerini rant ve talan politikaları aldı" ifadelerini kullandı.
İKLİM ZİRVESİ ÇAĞRISI
195 ülkenin temsilcilerinin katılması beklenen COP31 Liderler Zirvesi’nin halkın ve doğanın değil, sermayedarların çıkarlarına hizmet edeceğini söyleyen Akın, tüm ekoloji hareketlerini ve halkı alternatif zirveye davet etti. Akın, şöyle devam etti: "Geçen yıl Akbelen’de yakaladığımız toplumsal buluşmayı bu yıl büyütüyoruz. 14-19 Kasım tarihleri arasında Antalya’da 'Alternatif Halkların İklim Zirvesi'ni düzenleyeceğiz. Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanındaki mağdurları, ekoloji meclislerini ve yaşam savunucularını bir araya getireceğiz. COP31’in rant odaklı yaklaşımına karşı halkın kendi sözünü söyleyeceği bu zirveye, mücadele yürüten herkesi davet ediyoruz."
MA / Mehmet Güleş