RIHA- Sêwerek ve Mereş’teki okullara saldırılarını değerlendiren Eğitim Sen Riha Şubesi Yöneticisi Uğur Özdemir, “Şiddet olaylarına müdahale bilimsel, laik, ana dilde bir eğitim sunulmasıyla başlar” dedi.
Riha’nın Sêwêreg (Siverek) ilçesinde 14 Nisan’da Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne yönelik silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Mereş’te ise Aysel Çalık Ortaokulu'na yönelik gerçekleşen silahlı saldırıda 10 kişi yaşamını yitirdi. Okullardaki saldırıların toplumsal bir mesele olduğunu belirten eğitim emekçileri, eğitim sistemindeki tekçi sistemin bunu perçinlendiğini söyledi.
Eğitim Sen Riha Şubesi Yöneticisi ve Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık öğretmeni olan Uğur Özdemir, uzun yıllardır okullarda süren kaotik bir durum olduğunu var olan durumu raporlaştırdıklarını ancak yetkili mercilerin adım atmadığını belirtti.
Sistemden kaynaklı gençlerin amaçsız büyüdüğünü belirten Özdemir, “Eğitim sisteminin ve müfredatının gençlere bir şey kazandırmaması, gençlerin hayatına dokunamıyor olması, gençlere beceri anlamında bir şeyler veremiyor olması ciddi anlamda sıkıntıdır. Eğitim sistemimiz gençlere anlamlı bir uğraş vermiyor. Yani hali hazırda uygulanan müfredat, çocuklara, gençlere çok da hitap eden bir müfredattan uzak. Hayata daha farklı bakabilen, daha geniş bir açıyla bakabilen gençler yetiştirmek dururken, onlar sürekli tek tipçi zihniyeti dayatma yolunda sürekli adımlar attılar. Bunun da karşılığında niteliksiz gençler yetişti ve bunun bedelini de insanlar canlarıyla ödüyorlar” dedi.
OKUL GÜVENLİĞİ
Saldırıların ardından “Okulların güvenliği” tartışmasının başladığına değinen Özdemir, “Bugün ortaokul öğrencisi eline silah alıp cinayet işleyebiliyorsa, bunu okullara güvenlik koyarak çözmek mümkün değil. Mesela son yıllarda işte bu dijital ortamlardaki şiddet oyunları, dizilerdeki şiddet, ondan sonra mafyanın artık kol gezmesi gibi sorunların çözülmesi gerekiyor. Yani çocuklar bunu sadece dizilerde değil, gerçek hayatta da görüyor. Gerçek anlamda ülkede adalet yoksa liyakat yoksa siz bunu oluşturamıyorsanız bundan da en çok, en kolay etkilenecek kişiler gençlerdir, ergenlerdir. Çocuklar bunları rol model olarak alıyor” ifadelerini kullandı.
Şiddet olaylarına müdahalenin ilk olarak bilimsel, laik, ana dilde bir eğitim sunulmasıyla başladığının altını çizen Özdemir, “Bizim eğitim sisteminde sayısalcı zekada olmayan çocuk başarısız olarak görülüyor. Farklı zeka yapısındaki çocuklar okulda tutunamayan çocuktur. Halbuki çocukların çok farklı alanda, çok farklı yetenekleri olabilir. Eğitimde çocukları farklı yönlerde geliştirme, kendini geliştirmesi anlamında harcanması gereken kaynaklar ranta kurban ediliyor” şeklinde konuştu.
KALİTELİ EĞİTİM
Sokrates’in “Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez” sözünü hatırlatan Özdemir, velilerin de eğitim sistemi üzerine durması ve tartışması gerektiğini söyledi. Ailelerin çocukları için özel olarak aldığı bütün eğitimlerin devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurgulayan Özdemir, “Eğitim sistemi çocukları bu yönüyle doyurduğunda o zaman ciddi anlamda kaliteli bir eğitim sistemi oluşturmuş oluruz. Yurttaşların bu konuda daha duyarlı, daha talepkar olması gerekiyor” diye konuştu.
MA / Ömer Akın