HABER MERKEZİ - Sêwereg’te lisede yaşanan saldırıya karşı Eğitim Sen öncülüğünde yapılan eylemlerde, “Yaşananlar siyasi iktidarın uyguladığı politikaların sonucudur” dedi.
Riha’nin Sêwereg ilçesinde 16 kişinin yaralandığı lise saldırısına dair birçok kentte eğitim emekçileri sokağa çıktı.
AMED
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed Şubeleri ise Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde tepkilerini ortaya koydu. “Öğretmenler şiddete dur de, şiddetsiz bir toplum, güvenli okullar istiyoruz” pankartının açıldığı eyleme sivil toplum örgütü, siyasi parti temsilcileri de katıldı.
Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube Sekreteri Arzu Koç, saldırının eğitim sisteminin içinde bulunduğu krizin açık bir göstergesi olduğunu belirterek, okulların güvenli alanlar olması gerektiğini söyledi. Arzu Koç, “Çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin bulunduğu okulların giderek güvensiz hale geldiğini görüyoruz. Şiddet sadece güvenlik önlemleriyle çözülemez, bu durumun arkasında toplumsal eşitsizlikler ve yanlış eğitim politikaları var” ifadelerini kullandı.
Eğitimde kamusal ve bilimsel yaklaşımın zayıflatıldığını belirten Arzu Koç, “Eğitim alanında yaşanan bu tablo, siyasi iktidarın uyguladığı politikaların sonucudur. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumlar sorumludur ve hesap vermelidir” diye konuştu.
Arzu Koç, eğitim hakkının kamusal bir hak olduğuna dikkat çekerek, “Eğitim bir güvenlik meselesine indirgenemez. Okulların şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve bilimin alanı olması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
DÊRSIM
Eğitim Sen Dêrsim Şubesi de Seyid Rıza Meydanı’nda açıklama yaptı. Çok sayıda eğitim emekçisinin katıldığı açıklamada “Ne Okulda ne sokakta ne bugün ne yarın şiddeti normalleştirmeyeceğiz” pankartı açıldı. Sendika Şube Sekreteri İlhan Öner, şiddetin kendiliğinden ortaya çıkan bir olgu olmadığını belirterek, “Eşitsizliklerin derinleştiği, gençlerin geleceğe dair umutlarının aşındığı, eğitimle kurdukları bağın zayıfladığı ve dışlanmanın yaygınlaştığı bir ortamda şiddeti besleyen bir zemin oluşmaktadır. Rehberlik hizmetlerinin, sosyal destek mekanizmalarının ve önleyici müdahale imkânlarının zayıflatılması bu zemini daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle yaşananları bireysel bir sapma olarak görmek, sorunun yapısal ve siyasal nedenlerini görünmez kılmaktadır” dedi.
Açıklama oturma eylemi ile son buldu.
WAN
Eğitim Sen Wan Şubesi öncülüğünde bir günlük iş bırakma eylemi ve açıklama yapıldı. Eyleme kentteki diğer sendika ve demokratik kitle örgütleri de katıldı. Kitle Eğitim Sen Wan Şube Binası önünden Şerkerbank önüne yürüdü. Çok sayıda sendikalı ellerinde “Okulda eğitimciler de öğrenciler de güvende olmak istiyor”, “Önce can güvenliği” yazılı dövizler ve “Eğitimde şiddete dur de” yazılı pankartlarla yürüyüş gerçekleştirmek istedi.
Valilik önüne yapılan yürüyüşün polislerin barikat kurarak engellenmek istemesi üzerine kitle alkış ve zılgıtlarla durumu protesto etti. Kitle sık sık “Öğretmen susarsa gelecek susar”, “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa” sloganları attı.
Polislerin engeli üzerine kitle abluka altında oturma eylemi yaptı. Eğitim Sen Wan Şube Yönetim Kurulu (YK) üyesi Rojhat Aslan, “Şiddeti önleyemiyorsanız bari istifa edin. Sustuğumuz her an bir arkadaşımız ve öğrencilerimi canından oluyor, susmayacağız. Biz bugün asıl muhataplarımızdan birine giderek sesimizi duyurmak istedik ancak önümüze böyle barikat kuruldu” diyerek engellemeye tepki gösterdi.
Kitle eylem boyunca “Öğretmene değil katillere barikat”, “Barikat kalksın talepler duyulsun” sloganları, alkış ve ıslıklarla ablukayı protesto etti.
Kitlenin uzun bekleyişi ve protestosu ardından polisler barikatı kaldırdı. Kitle buradan Kent Meydanı’na alkış ve sloganlarla yürüyüş yaptı. Yürüyüş sırasında çevredeki yurttaşlar da yürüyüşe destek verdi. Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, “Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır” dedi.
Açıklama ardından burada da oturma eylemi düzenledi. Eylem alkış ve sloganlarla sona erdi.
COLEMÊRG
Eğitim Sen Colemêrg Şubesi öncülüğünde de KESK Colemêrg Şubeler Platformu binası önünde bir araya gelen kitle Hakkari İl Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü. Kitle yürüyüşte ellerinde, "Eğitim emekçilerine yönelik şiddet politiktir", "Okullarda şiddeti durdurun" yazılı dövizler taşırken, "Eğitimciye şiddete dur de, Eğitim ortamında mesleğimiz hedef, şiddetle esas alan dil konuşuldukça şiddete uğruyor, öldürülüyoruz!" yazılı pankart açtı.
Açıklamayı Eğitim Sen Colemêrg Şube Eşbaşkanı Şükran Sönmez Güldal okudu.
Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.
Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesinde de de lisedeki saldırı protesto edildi. Açıklamaya Eğitim Sen, Eğitim-İş, Teç-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim Gücü Sen temsilcileri katıldı.Yüksekova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan basın açıklamasının metnini okuyan Eğitim Sen Yöneticisi Acar Can Demirkıran, eğitimde yaşanan tablonun sorumlularının hesap vermesi gerektiğini belirtti.
AGIRÎ
Eğitim Sen öncülüğünde Agirî kent merkezinde bulunan Cumhuriyet Caddesinde de saldırı protesto edildi. Basın açıklamasına kentteki sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. "Öğretmene şiddete hayır" pankartının açıldığı basın açıklaması metnini Eğitim Sen Bazîd temsilcisi Fecri Yaşar okudu.
Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğini belirten Yaşar, “Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır" dedi.
Açıklama, "Güvenli okul güvenli gelecek", "Karanlığa teslim olmayacağız" sloganlarıyla son buldu.
İZMİR
İzmir’de ise Eğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Anadolu Eğitim Sen, Eğitimin Gücü Sen, TEÇ Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir şubeleri Konak SGK İl Binası önünde toplanarak İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü. Binlerce eğitimcinin katıldığı yürüyüşte "Önlüklere kan bulaştı" dövizleri taşınırken, saldırıyı temsilen kanlı önlükler giyildi. Müdürlük önüne siyah çelenk bırakan eğitimciler burada bir süre oturma eylemi yaptı. Ortak basın açıklamasını Eğitim İş adına Özgür Şen, Eğitim Sen adına Hamdin Çalık, Hürriyetçi Eğitim Sen adına Adnan Sarısayın, Anadolu Eğitim Sendikası adına Mehmet Kaya, Eğitim Gücü Sendikası adına Ali Kılınç, TEÇ Sen adına Rakip Kurtar ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına Rabia Atbaş okudu.
MANİSA
Manisa'da, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim İş Sen, Eğitim Sen, TEÇ Sen ve Anadolu Eğitim Sen tarafından ortan basın açıklaması düzenlendi. Manolya Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında "Artık yeter güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı istiyoruz" pankartı açılırken, "Okullar suç mahali değildir" ve "Okulda katliamın hesabı verilecek" dövizleri taşındı. Yapılan ortak açıklamada, daha 40 gün önce İstanbul Çekmeköy’de aynı durumun yaşandığını anımsattı. Durumun yapısal bir sorun haline geldiği belirtilen açıklamada, "Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. 60 bin okulumuza 60 bin güvenlik görevlisinin hazineye maliyeti yüzde 1,50’dir. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilimsel olmayan yaklaşımlar yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Gelin, artık yeter diyelim” ifadeleri yer aldı.
DENİZLİ
Denizli'de kent merkezindeki Delikliçınar Meydanı’nda bir araya gelen Eğitim-İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Anadolu Eğitim-Sen ve TÖB-SEN üyeleri ortak basın açıklaması yaptı. "Artık yeter güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı istiyoruz" pankartı açılan açıklamaya çok sayıda eğitim emekçisi katıldı. Sendikalar adına konuşan Hürriyetçi Eğitim-Sen Denizli Şubesi Başkanı Ersin Dede, öğretmenlerin sistematik olarak itibarsızlaştırıldığını belirterek, “Öğretmenin değersizleştirildiği ve hedef haline getirildiği bir ortamda ne eğitimde huzur sağlanabilir ne de güvenli bir okul iklimi oluşturulabilir. Okullara derhal yeterli sayıda güvenlik personeli atanmalı ve güvenlik sistemleri standart hale getirilmelidir” dedi. Açıklamada Anadolu Eğitim-Sen üyesi Özlem Özer ile Eğitim İş Denizli 2 Nolu Şube Başkanı Gökhan Okulu, Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, TÖB-SEN üyesi Tuğba Candan'da söz alarak eğitimcilerin güvenli okullar yaratılması taleplerini açıkladı.
AFYON
Afyon'da EğitimSen, Eğitim-İş, Eğitim Gücü-Sen ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Afyon şubeleri kent meydanında ortak basın açıklaması yaptı. "Artık yeter güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı istiyoruz" pankartı açılan açıklamada sendikalar adına ortak basın metnini Eğitim-İş Afyonkarahisar Şube Başkanı Nalan Varol okudu. Yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığını belirten Nalan Varol, "Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor. Bu bir çöküştür. Eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Öğretmeni yalnız bırakan anlayışın sonucudur. Susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz. Eğitimde şiddete karşı somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek. Okullarda ölmek istemiyoruz” diye konuştu.
RİZE
Eğitim-İş, Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen, Hürsen, Eğitim Bir Sen Rize şubeleri de Rize Valiliği Atatürk Meydanı'nda saldırıya yönelik basın açıklaması yaptı. "Artık yeter güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı istiyoruz" pankartı açılan açıklamaya çok sayıda eğitimci katıldı.
Eğitim sendikaları adına açıklamayı okuyan Eğitim Sen Rize Şube Başkanı Hamza Kutay, hesap sormak için alanda olduklarını belirtti. Okulların nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştüğünü soran Kutay, "Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür! Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır! Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir! 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık 'münferit' denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor. Bu tabloyu yaratanlar bellidir! Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır. Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir" ifadelerini kullandı.
ADANA
Adana’da eğitim emekçileri de şiddete karşı iş bıraktı. Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Öğretmen Sendikası Adana İl Temsilciliği üyeleri, Eğitim Sen Adana Şube binası önünde toplanarak Adana Valiliği’ne yürüdü. Türk Eğitim Sen ise ayrı bir kortejle Valilik önüne yürüdü, Eğitim Bir Sen ise İstasyon Meydanı’nda açıklama yaptı.
Grev çok sayıda okulda etkili olurken ortak yürüyüş ve basın açıklamasına yüzlerce eğitim emekçisi katılım sağladı. Yürüyüş boyunca öğretmenler, “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Ölmek istemiyoruz”, “Güvenli okullar istiyoruz”, “Öğretmen ölürse gelecek ölür” sloganları atarak, MEB Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.
Eğitim emekçilerine yurttaşlar alkışlarla destek verdi. Okullarda derslerin boş geçmesi nedeniyle öğrenciler de okul kapılarına çıkarak, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Hak hukuk adalet” sloganları ile eyleme destek verdi.
Eğitim emekçileri Valilik önünde yaptıkları açıklamayla şiddete tepki gösterdi.
Mersin, Osmaniye, Hatay ve Antalya'da da eğitim emekçileri, iş bırakarak, okullarda artan şiddete karşı acil ve etkili önlemler alınması çağrısında bulundu.
İSTANBUL
Eğitim Sen İstanbul Şubeleri de "Eğitimde şiddete hayır" şiarıyla İstanbul Fatih’te bulunan Beyazıt Tramvay İstasyonu'nda bir araya gelerek, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yürüdü. Çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşte, “Okullarda şiddete dur, Yusuf Tekin istifa” pankartı açılırken, yürüyüş boyunca sık sık "Okulda ölmek istemiyorum", "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa", “Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları da atıldı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Aslanoğlu, Eğitim Emekçileri Milli Eğitim İl Müdürlüğü’nün kendi bakanlık teşkilatlarının önünde seslerini duyuramadıklarını belirterek, “Bu iktidarın korkusunun açık ve net göstergesidir. Ama şunu bilsinler. Buradan bir kere daha dostlarımızın önünde söylüyoruz ki korkunun ecele faydası yoktur. Bu iktidarı o koltuklardan hep beraber indireceğiz” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz ise “Asgari demokrasinin olduğu bir ülkede bir öğrenci bir okulda pompalı silahla dalıp arkadaşlarını tarıyor ve sonra intihar ediyorsa böyle bir ülkede ne olması lazım? Başta Milli Eğitim Bakanı ve şu binada oturan milli eğitim müdürü derhal öğretmenlerin karşısına çıkıp özür dileyip biz bu eğitimi yönetemiyoruz diye istifa etmesi lazım değil mi? Biz zaten demokratik bir ülkede yönetilmediğimizi gayet iyi biliyoruz. Sesini çıkaranı gazeteci ise cezaevine at. Sendikacıysa hak aradığı için tutukla. Çünkü biz demokratik bir ülkede yaşamıyoruz. Otoriter bir rejim aynen böyle yapar” diyerek, okullarda yaşanan sorunlara değindi ve sorunların çözümü için mücadele vurgusu yaptı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İstanbul Sözcüsü Burcu Çıra, bu tür şiddet olayları için burada toplanmak istemediklerini söyleyerek, “Bizden, öğretmenlerden korumaya çalışıyorlar. Ama eğitimi bunlardan korumak gerekiyor” ifadelerini kullanarak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e tepki gösterdi.
Ardından basın metnini okuyan Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Tosu,e ğitimin güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal olduğunu ifade etti.
ANKARA'DA YAŞAM NÖBETİ
Ankara’da da Eğitim Sen çağrısıyla bir araya gelen birçok sendikası Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Açıklama, polis tarafından engellenmeye çalışıldı. Açıklamada "Eğitim düşmanı Yusuf Tekin", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları atıldı. Burada konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, okullarda yaşanan şiddet olaylarının sorumlusunun Bakan Yusuf Tekin olduğunu belirterek istifa çağrısında bulundu.
Açıklama sırasında Mereş'te bir başka okula saldırı gerçekleştiği öğrenilmesinin üzerine öğretmenler "Yaşam nöbeti" başlattı.
KESK üyeleri, Kızılay'da bulunan Yüksel Caddesi'nde bir araya geldi. Yüksel Caddesi'nden yürüyüşe geçen KESK'liler Eğitim Sen'in Riha ve Mereş'te bulunan okullarda yaşanan silahlı saldırılara karşı Adalet Bakanlığı önünde başlattığı Yaşam Nöbeti'ne katıldı. 2 gün sürecek eylemlere doğrudan katılacakları kararını duyurak KESK'liler, ayrıca iki gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklirini belirtti.
ORDU
Ordu'da Eğitim Sen üyeleri, 19 Eylül Ortaokulu önünden Ceren Özdemir Meydanı'na kadar yürüdü. "Artık yeter güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı istiyoruz" pankartı açılan yürüyüşte "Parasız, bilimsel, laik eğitim" sloganı atıldı. Yürüyüşün ardından konuşan Eğitim Sen Şube Başkanı Nursen Kaymaz, "Okullarını koruyamayan, öğretmenini yalnızlaştıran, öğrenciyi sahipsiz bırakan bir anlayışın geldiği yer tam da burasıdır. Bu saldırıları görmezden gelinen uyarıların alınmayan önlemlerin ve sorumsuzluğun sonucudur. Sorumluluk yalnızca soyut bir kavram değildir. Bu ülkenin eğitim politikalarını belirleyenler, okulları denetleyenler gerekli önlemleri almayanlar ve uyarılara rağmen harekete geçmeyenler doğrudan sorumludur. Hiç kimse bu tablo karşısında 'üzgünüz' diyerek kenara çekilemez. Bu sorumluluğun hesabı verilmelidir. Yaşanan bu elim olay eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açabileceğini bir kez daha göstermiştir" ifadelerini kullandı.
DÎLOK
Dîlok’ta da Eğitim Sen Antep İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Eylemde sık sık "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Faşizme karşı omuz omuza" ve Milli Eğitim Bakanı’na yönelik "Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı.
Silahlı saldırının "münferit" olmadığını vurgulayan şube sekreteri Gülfidan Özbolat, okulların şiddet alanlarına dönüştüğünü ifade etti.
Açıklama, kitle tarafından atılan sloganlar eşliğinde alkış ve ıslıklarla son buldu.
ARTVİN
Artvin'de de Eğitim Sen, Eğitim-İş ve Türk Eğitim-Sen Hopa şubeleri, yaşanan saldırıya tepki amacıyla Hopa Parkı önünde oturma eylemi yaptı. Siyahlar giyen eğitimciler "Şiddeti izleyen değil önleyen bakan istiyoruz", "Okullarda can güvenliği yok", "Şiddeti durdur öğretmeni koru" ve "Okullarda ölmek istemiyoruz" dövizleri taşıdı. Eğitim Sen Hopa Şube Başkanı Zeliha Yıldırım, güvenli ve kamusal eğitim çağrısı yaptı.
Artvin Merkezi ilçesinde ise Eğitim Sen, Eğitim-İş ve Türk Eğitim-Sen Artvin şubeleri Halitpaşa Meydanı'nda toplandı. Eğitimciler, eğitim emekçileri ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için kamusal ve kalıcı önlemler alınmasını talep etti.
GİRESUN
Giresun'da da Eğitim Sen ve Eğitim İş Giresun şubeleri tarafından Giresun Valiliği önünde basın açıklaması yapıldı. Çok sayıda eğitimcinin katıldığı basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Giresun Şubesi Başkanı Yıldıray Bıçak, saldırıların eğitim politikalarının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, eğitimde şiddetin önlenmesi için iktidarın önlem alması gerektiğini söyledi.
MÛŞ
Eğitim Sen Mûş Şubesi, Mûş Kent Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. "Okullarda şiddete dur de" pankartının ve "Öldürürsen öğretemem", "Okulda huzur gelecekte umut" dövizlerinin taşındığı açıklamaya çok sayıda eğitimci katıldı.
Basın açıklamasını gerçekleştiren Mûş Eğitim Sen Şube Sekreteri Fehmi Toplu, Riha'nın Sêwereg ilçesinde yaşanan olayın ilk olmadığını belirterek, "Bu tür olaylar 'münferit' olarak değerlendirilemez. Tüm okullarda yeterli sayıda kadrolu ve nitelikli güvenlik personeli görevlendirilmelidir. Okul giriş-çıkışları kontrol altına alınmalı, standart ve zorunlu güvenlik protokolleri derhal uygulanmalıdır. Okullarda etkin kriz yönetimi ve acil durum planları hazırlanmalı ve düzenli olarak uygulanmalıdır. Eğitim emekçilerinin güvenliği için caydırıcı ve bağlayıcı yasal düzenlemeler eksiksiz uygulanmalıdır" şeklinde konuştu.