TJA: Fatma Nur ve kızının ölümü sistemli bir kadın kırımıdır
İSTANBUL - TJA, Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın şüpheli ölümünün tesadüf yada bireysel trajedi olmadığını, erkek-devlet-tarikat üçgeninde sistemli bir kadın kırımı olduğuna dikkat çekerek mücadele vurgusu yaptı.
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad -TJA) İstanbul Zeytinburnu’da Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın şüpheli ölümüne dair yazılı açıklama yaptı. Yapılan olayın erkek-devlet-tarikat üçgeninde sistemli bir kadın kırımının parçası olduğunu vurguladı.
Zeytinburnu sahilinde Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenlerine ulaşılmasının tesadüfi ya da bireysel bir ölüm olmadığı belirtilen açıklamada, “Bu erkek-devlet-tarikat üçgeninde ilmik ilmik örülen sistemli bir kadın kırımının son halkasıdır. Fatma Nur’un yıllardır süren adalet mücadelesi ve "Başıma bir şey gelirse intihar süsü verilmesine izin vermeyin" vasiyeti, aslında bu sistemin infaz listesinin birer itirafı ve kadını nefessiz bırakan kuşatmanın en çıplak teşhiridir. Fatma Nur’un ‘Fakir ve kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek daha mı kolay?’ haykırışı, kapitalist modernitenin sınıfsal ve cinsiyetçi saldırısının, kadın özgürlükçü paradigma tarafından nasıl bir direnişle karşılanması gerektiğinin en somut kanıtıdır” ifadelerine yer verildi.
‘İNTİHAR OLARAK KABUL ETMİYORUZ’
Fatma Nur’un ve Hifa İkra’nın ölümünü bir "intihar" olarak kabul etmediklerinin altı çizilen açıklamada, “Bu ölüm, fail Ayhan Şengüler’i tutuklamayan, dosyada somut deliller varken karar duruşmasını zamana yayan ve bir anneyi evladının velayetiyle tehdit eden erkek yargının bizzat dahil olduğu bir katliamdır. Dolayısıyla bu ölümlerin hesabı, sadece mahkeme salonlarında değil, bu tecavüzcü zihniyetin her bir kalesine karşı yürütülecek ideolojik ve politik mücadeleyle sorulacaktır. Fatma Nur’un yarım kalan adalet nöbetini devralmak, kadın kırımına karşı örgütlü öz savunmayı her alanda inşa etmek bizim varlık gerekçemizdir. Hiçbir kadını bu karanlık vakıfların, yozlaşmış aile ilişkilerinin ve erkek devletin insafına terk etmeyecek; 'kadın cinayetleri politiktir' hakikatinden taviz vermeden bu çürümüş düzenle hesaplaşacağız. Her sokakta ve her meydanda Fatma Nur’un ve Hifa İkra’nın çığlığı olmaya devam edecek, bu kadın kırımını örgütlü mücadelemizle durduracağız” diye belirtildi.
‘KADIN KIRIMINA KARŞI ALANLARDA OLACAĞIZ’
8 Mart haftasında gerçekleştirilen bu katliam, kadın mücadelesine yönelik açık bir tehdit ve sistemli bir mesaj olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Fatma Nur’un yarım kalan isyanını kuşanarak; bu erkek-devlet karanlığına, tarikat kuşatmasına ve kadın kırımını örgütleyen zihniyete karşı alanlarda olacağız. 8 Mart ruhuyla, her bir kadının hesabını sormak ve bu çürümüş düzeni yıkmak için meydanlardayız. Sokakları da, meydanları da, yaşamı da terk etmiyoruz! Jin, Jiyan, Azadî! Kadın Kırımına Karşı Örgütlü Öz Savunma!" denildi.