Adalet ve Barış Nöbeti sürüyor: Yaşamı savunmak suç değil

Paylaş:
ŞIRNEX -  KESK’li emekçilerin, İHD’nin sürdürdüğü Barış Nöbeti ile birleştirdiği Adalet Nöbeti’nde demokratik kitle örgütü temsilcileri yaşanan hukuksuzluklara tepki göstererek, yaşamı savunmanın suç olmadığını bir kez daha yineledi.  
 
Şirnex'te taziye ziyaretleri ile Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalara katıldıkları gerekçesiyle açığa alınan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticileri için başlatılan Adalet Nöbeti ikinci haftasında devam etti. KESK Şirnex Şubeler Platformu öncülüğünde Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen eyleme siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Êlih ile Sêrt Emek ve Demokrasi Platformu temsilcileri nöbete destek ziyaretinde bulundu. Nöbet, İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) her cuma gerçekleştirdiği Barış Nöbeti ile birleştirildi. Nöbet alanına Eğitim Sen Şirnex Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, Şube Yöneticisi Mesut Aslan, Eğitim Sen Cizîr Temsilciliği yöneticisi Nizam Kaplan ile SES Şirnex Şube Yöneticisi Abdulkadir Örüker'in katıldığı etkinliklere ait fotoğrafların yer aldığı “Oradaydık, suç değil" yazılı dövizler ile "Sendikal ve demokratik haklarımız için adalet nöbetindeyiz" ve "Baskılara, soruşturmalara hayır" yazılı pankartları asıldı. 
 
'BARIŞ VE ADALET TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
 
Nöbette konuşan İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şivan Sakman, yaklaşık 5 haftadır Barış Nöbeti’ni sürdürdüklerini belirterek, açığa alınan eğitim ve sağlık emekçilerinin yanında olduklarını söyledi. Sakman, “Herkes için barış, herkes için adil ve onurlu bir yaşam istiyoruz. Bundan başka bir talebimiz yok. Bugün de yarın da barışı, adaleti ve onurlu yaşamı talep etmekten vazgeçmeyeceğiz. Barışın olmadığı yerde gerçek adaletten, adaletin olmadığı yerde ise kalıcı toplumsal barıştan söz edilemez” dedi. 
 
'YAŞAMI SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR'
 
Açığa alınan Eğitim Sen Cizîr Temsilciliği Yöneticisi Nizam Kaplan ise Rojava’da yaşanan katliamlara sessiz kalmadıkları için haklarında soruşturma açıldığını belirterek “Yaşamı savunmak, barışı savunmak ve insanların ölümüne karşı çıkmak suç olmamalıdır. Protesto hakkını kullanmak bu ülkede artık suç olmamalıdır. En insani ve vicdani görevlerden biri olan taziyeye katılmayı suç olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Ancak ortada işlediğimiz herhangi bir suç yok” diye konuştu. 
 
Eğitim Sen Êlih Şube Eşbaşkanı Ramazan Bilmez, açığa alınan emekçilerin toplumsal olaylara karşı ses çıkardıkları için açığa alındığını belirterek, "Taziyeye gitmek bir kültür. Bu karar ile kültürümüzü parçalamak istiyorlar. Rojava'da insanlar katledilmesin diye sokağa çıkıldı. Bu karar barışa karşı savaşın kararı. Biz arkadaşlarımızın yanındayız. Tarihte hep diktatörler emekçilerin emeklerini sömürmek istemiştir. Emekçiler hep ekmekleri ile sınanmak istenmiş. Filistin'de de bu yapıldı, halka su ve ekmek gitmesi engellendi. Siz bu politikalarda ısrar ederseniz biz de sonuna kadar mücadele etmeye ısrar edeceğiz" ifadelerini kullandı. 
 
'BİZİ BU SORUŞTURMALAR İLE KORKUTAMAZSINIZ' 
 
Eğitim Sen Sêrt Şube Eşbaşkanı Salahattin Talu ise tek taleplerinin barış olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Barış, eşitlik ve adalet gelmeden hiç kimse huzura kavuşmaz. Rojava'yı savunmak suç değil. KESK olarak biz Rojava'da katliamlar olmasın diye karar aldık. Bu soruşturmayı açanlar KESK'in tüzüğünü bilmiyor. Savaşa karşı biz her yerde barış istiyoruz. Okullarda, hastanelerde çalıştığımız her yerde bunu istiyoruz. İnsan haklarını savunuyoruz. Taziyeye katılmak suç değil. Bugün herkes her yerde yaşanan taziyelere giderek ailenin acısını paylaşır. Bu insani bir görev. Her zaman bu insani görevi yapmaya devam edeceğiz. Bugün bu açılan dava bizim arkadaşlarımıza değil, barış isteyen bütün emekçilere açılmıştır. Bu karar geri alınmalı ve sürecin ruhuna göre hareket edilmeli. Sürece karşı olanlar bizi bu soruşturmalar ile korkutamaz. Biz geri adım atmayacağız. Bu alınan yanlış karar geri alınana kadar arkadaşlarımız ile dayanışma içinde olacağız." 
 
'ONLARIN SESİ OLACAĞIZ'
 
Şirnex Ekoloji Platformu'ndan Tahir Cin, açığa alınan emekçilerin Şirnex'ta süre gelen ekolojik kırıma karşı söz kurduklarını hatırlatarak, "Bu arkadaşlarımız ekolojik yıkıma karşı sessiz kalmadılar. Savaşa karşı barış dediler. Yaşanan bütün hukuksuzluklara karşı durdular. Onlar bizim sesimiz oldu, biz de onların sesi olacağız. Bugün bir süreç var. Bugün alınan soruşturma kararı Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne karşı alınan bir karar. Bu süreç örgütlü mücadele ile ancak amacına ulaşır. Sonuna kadar arkadaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Özgür bir toplum, doğa için mücadeleyi büyüteceğiz. Arkadaşlarımız Şirnex halkının sesi oldu, bugün Şirnex de emekçilerin sesi olmalı. Herkes bu nöbeti desteklemeli ve burada yerini almalı" dedi.
 
'ADALET TALEBİ AYNI ZAMANDA HALK SAĞLIĞI TALEBİDİR'
 
Şirnex Tabip Odası Başkanı Serdar Kuni de açığa alınan dört emekçinin yürüttüğü mücadeleye tanıklık ettiklerini belirterek, “Ekolojik kırıma karşı, çocuk istismarına karşı ve savaşa karşı barışı savunma mücadelesinin en önünde yer aldılar” dedi. Sağlık hakkının ancak özgür, demokratik ve adil bir toplumda güvence altına alınabileceğini ifade eden Kuni, “Adaletin olmadığı yerde sağlık da huzur da toplumsal güven de zarar görür. Bu nedenle adalet talebi aynı zamanda bir halk sağlığı talebidir” diye konuştu. Şirnex Barosu Yönetim Kurulu üyesi Mert Memduh Erdem de yaşanan hukuksuzluklara tepki göstererek, baro olarak açığa alınan emekçilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.
 
Nöbet katılımcıların söz aldığı açık kürsü şeklinde devam etti.