İSTANBUL- HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, Halep’te Kürtlere dönük saldırıları “sürece sabotaj” olarak değerlendirerek, AKP’lilere tarihin doğru tarafında durma çağrısında bulundu.
Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Türkiye’ye bağlı paramiliter gruplar, 6 Ocak’ta Halep'in Şêxmeqsud ve Eşrefiyê mahallelerine saldırarak ağır savaş suçları işledi. 500 bini aşkın sivilin yaşadığı mahallelerde onlarca kişi vahşice katledildi, 120 bin ila 160 bin arasında kişi göçe zorlandı. Ayrıca yüzlerce kişi kaçırıldı ve akıbetlerine dair herhangi bir bilgi yok. İran ve Rojhilat’ta 28 Aralık 2025 tarihinde ekonomik kriz nedeniyle başlayan ve rejime karşı özgürlük talebine dönüşen protestolar ülke genelinde artarak devam ediyor. Ortadoğu’da bunlar yaşanırken, Türkiye’de ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci çalışmalarına dair Meclis Komisyonu ortak rapor düzenlemek için toplandı. Ancak devlet ve iktidar kanadından henüz somut bir adım atılmış değil.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Meclis Komisyonu üyesi Meral Danış Beştaş, Suriye, İran ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair değerlendirmelerde bulundu.
ABD, İSRAİL VE TÜRKİYE’NİN ETKİSİ
Halep’teki saldırılara değinen Meral Danış Beştaş, Amerika, İsrail ve Suriye’nin Paris’te masaya oturduğu ve Türkiye’nin de gözlemci olduğu toplantının ardından gerçekleşen saldırıların dikkat çekici olduğunu belirtti. Meral Danış Beştaş, “Türkiye burada bir taraf ve Türkiye Dışişleri Bakanı özellikle bununla övünerek anlatıyor. Türkiye Milli Savunma Bakanı da ‘Halep’e saldırı olursa biz gerekli desteği sunarız’ şeklinde açıklamalarda bulundu. Bu yönüyle Halep'e yönelik saldırının bu bileşimden bağımsız ve habersiz olduğunu söylemek mümkün değil. Neticede ortada bir 10 Mart mutabakatı var. Bununla ilgili her fırsatta SDG’ye ’10 Mart mutabakatına uyun’ diyenler, HTŞ’ye 10 Mart mutabakatına uyması yönünde hiçbir çağrıda bulunmuyor. Tam tersine HTŞ’nin arkasında pozisyon alıyorlar. Diğer yandan çok önemli 1 Nisan anlaşması var. Orada da SDG büyük silahlarını ve militanlarını çekti. Orada asayiş güçleri yani mahallelerin kendi güvenlik birimleri kalmış vaziyetteyken bu saldırı oldu. Bütün bu gelişmeleri Türkiye, ABD, İsrail gayet iyi biliyor. İsrail zaten Suriye’nin içinde. Paris’teki anlaşmayla Suriye’nin güneyinde bir İsrail söz konusu. Her fırsatta ‘SDG, İsrail ile anlaştı’ diyen insanlar, İsrail’in Colani ile anlaşmasını gündeme getirmiyor. Ve İsrail’i destekledikleri bütün dünyaya göstermiş oluyorlar” ifadelerini kullandı.
SALDIRILARIN AMACI NEDİR?
Saldırıların amacına dair “Kürtsüz bir Halep oluşturarak, etnik bir temizlik yapmaktır” diyen Meral Danış Beştaş, bu durumun “insanlığa karşı bir suç” olduğunu belirtti. Suriye'nin her tarafında Kürtlerin yaşadığını ve hepsinin Kuzey ve Doğu Suriye'de olmadıklarını dile getiren Meral Danış Beştaş, etnik temizliğin Cenevre Savaş hukukuna aykırı olduğunun altını çizdi. Meral Danış Beştaş, “Amaç Kürtlerin Suriye'de eşit yurttaşlık, hak, demokratik bir Suriye talebini bastırmaktır. Türkiye ve Colani birlikteliği Kürtlere karşı oluşmuş bir birlikteliktir. Bu amaç kabul edilemeyeceği gibi bu konuda ittifak oluşturanların kendilerini gözden geçirmesi lazım. Kürt halkı başta olmak üzere diğer halkların da yaşamını kolaylaştırmamız gerekiyor. Türkiye'ye de bize de orada demokratik, insanlık değerlerini savunmak düşüyor” dedi.
‘İRAN’DAKİ PROTESTOLAR SURİYE’DEN BAĞIMSIZ DEĞİL’
İran ve Rojhilat’taki protestolardan kısa bir süre sonra HTŞ’nin saldırılarının geliştiğini ve bu saldırılarda dış güçlerden bağımsız hareket edilmediğini ifade eden Meral Danış Beştaş, “Çünkü buralarda herkes kendini bir şey çıkarıyor” dedi. İran’da otoriter bir rejim olduğunu ve Jîna Emînî eylemlerini, idamları anımsatan Meral Danış Beştaş, “ABD’nin İran'a yönelik tutumunu biliyoruz. Türkiye zaten dünyanın neresinde olursa olsun Kuzey kutbunda, Papua Yeni Gine’de de olsa kim kazanırsa kazansın ‘Kürtler kazanmasın’ diyor. Şimdi hiçbir şey bilmeyen kalemler, ‘Eyvah şimdi İran’da Kürtler hak elde edecek’ diye bir tartışma içine girmişler. Bunu Suriye’deki gelişmelerden, ABD’nin pozisyonundan bağımsız düşünmek mümkün değil. Ama bizim istediğimiz her ülkenin kendi dinamikleri, yönetim sistemlerini değiştirmeleri ve demokrasiye doğru evirilmesidir. Biz İran toplumunun destekleyicisi olmak durumundayız. Baskıcı, tekçi, otoriter sisteme karşı duruyoruz” diye belirtti.
‘SALDIRILAR SÜRECE SABOTAJDIR’
Suriye'de HTŞ ve Türkiye’nin saldırıları sürerken, Türkiye’de ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin “ağır” bir şekilde ilerlediğini söyleyen Meral Danış Beştaş, iktidar tarafından somut adımların atılmadığını anımsattı. Süreci hızlandırma talebinde bulunduklarını dile getiren Meral Danış Beştaş, Halep saldırısında iktidarın Kürtlere yönelik yaklaşımlarının “düşmanca” bir tutum olduğu, yine bu tutumun sürece güveni zayıflaştırdığını ifade etti. Ayrıca Meral Danış Beştaş, saldırıların sürece yönelik bir “sabotaj” olduğunun altını çizdi.
‘TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURUN’
Meral Danış Beştaş, “Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’nde görev yapan herkese açık çağrıda bulunmak istiyorum. Bugün gözümüz gibi korumamız gereken bir Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeyiz. Yüz yıldır devam eden ezberleri bozmak zorundayız. Kürt karşıtlığını, Kürt düşmanlığını ortadan kaldırmak durumundayız. Hiçbir inançta bir ırka yönelik böylesine bir düşmanlık kabul edilemez, bu mübah değil. Kendilerine ‘inançlıyım, İslam’a uygun yaşıyorum’ diyenler, mevzubahis Kürtler olunca her şeyi unutuyorlar. Kendi partilerine bu konuda gerekli eleştirileri yapmak için neyi bekliyorlar. Bugün Halep’teki Kürt’ün Türkiye’ye ne zararı var. ‘İsrail’e karşıyım’ diyor ama İsrail'in toprak almasına eşlik ediyor. Kürt söz konusu olunca ‘Geliriz Colani’ye yardım ederiz’ diyorlar. Colani’nin, HTŞ’nin IŞİD kalıntılarının oradaki barbarlığını biliyoruz. IŞİD niye İsrail'e saldırmayıp Kürtlere saldırıyor. Kürtler Müslüman değil mi? ‘Bütün Müslümanlar kardeşim’ diyeceksin, Somali’ye ülkelere yardım edeceksin ama binlerce yıldır beraber yaşadığın Kürtlere karşı düşmanlık göstereceksin. Alevi toplumu için de aynı durum söz konusu. Türkiye'de de milyonlarca Alevi yaşıyor ama desteklenen Colani Alevi katliamı yapıyor. Burada inanç üzerinden ikiyüzlülük söz konusudur. Çağrım doğru yerde konumlanın. Tarihin doğru tarafında durun. Biz tarihin doğru tarafından durduğumuza inanıyoruz. Bir yandan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Kürt ve Türk kardeşliği olduğunu ifade edeceksin diğer yanda kutuplarda bile Kürt kazanım elde ettiğinde ona savaş açacaksın. Bunun kardeşlikle izah edilecek bir yanı yok” ifadelerine yer verdi.
‘AZERBAYCAN’DAKİ TÜRK KORUNUYORSA HALEP'TEKİ KÜRT DE KORUNMALI’
Meral Danış Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz sürecin kesinlikle devam etmesini istiyoruz. Ama içinin doldurulması gerektiğini söylüyoruz. Biz bu konuda Halep'e yönelik katliamlara rağmen Türkiye’deki sürecin barış ve demokrasi yönünde devam etmesi gerektiğini, Kürtlerin eşit ve özgür yurttaşlık temelinde bu meselenin çözülmesi gerektiğini ifade etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz barış bir lütuf olarak görmüyoruz, mücadele edecek bir olgu olarak görüyoruz. Ama burada barışı kazanma mücadelesi verirken, kimse kusura bakmasın Halep’te kardeşlerimize yönelik katliam tehdidi varken buna karşıda sesimizi yükseltiriz. Türkiye’nin de politik olarak ve destek olarak Kürtlerin yanında durmasını isteriz. Çünkü neticede buradaki Kürtlerin devleti olduğunu söylüyoruz, Türkiye’nin. Türkiye sadece Türk kimliğine sıkıştırılamaz biz vergi veriyoruz, siyaset yapıyoruz. Nasıl Kıbrıs’taki, Azerbaycan'daki Türk korunuyorsa Halep'teki, Suriye'deki Kürtlerin de buradaki Kürtlerin kardeşi olduğu hafızalardan çıkarılmayıp korunmalı. Bu Türkiye’deki Kürt halkında büyük bir kırılma yaratıyor. İki gün önce Hatay’daydım bu konudaki saha çalışmalarımızda Halep'e yönelik saldırıda ve Türkiye’nin tutumuna dair öfke ve tepkiler olduğunu gözlemledik. Üstelik bu öfke zaman zaman bize yöneliyor, HDK ve DEM Parti’ye yöneliyor. ‘Türkiye bunu yaparken, nasıl süreci devam ettirirsiniz, nasıl güveniyorsunuz’ diyorlar. Biz halklarımıza, kendimize güveniyoruz. Barışı kazanma mücadelesini farkındayız. Savaşı, haksızlığı savunmak değil, bizim derdimiz barışı ve gerçek anlamda insani değerleri üste çıkarmaktır. Bu konuda daha büyük bedel ödüyoruz. Bu tepkileri anlıyoruz ama bizim görevimiz Türkiye halkları ve Kürt halkı adına Türkiye’yi değiştirmek, cumhuriyeti demokratikleştirmek gibi rolümüz olduğunu ifade etmek gerekiyor.”
‘ABDULLAH ÖCALAN SÜRECİN TEMEL AKTÖRÜ’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sürecin temel aktörü olduğunu söyleyen Meral Danış Beştaş, “Sayın Öcalan bu sürecin temel aktörü, muhatabıdır. Kuzey ve Doğu Suriye’ye dair yeni yılda görüşleri de paylaşıldı. O doğrultuda yeni açıklamalar yapacağı kanaatindeyim” dedi. Meral Danış Beştaş, HDK olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında birçok etkinlik yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini vurgulayarak, Suriye'de yaşananlara ilişkin de açıklamalar ve toplantılara devam edeceklerinin altını çizdi.
MA / Ömer İbrahimoğlu