DTK Eşbaşkanı Güven tahliye edilmedi: Sözlerimin arkasındayım

img

DİYARBAKIR - DTK Eş Başkanı olarak yaptığı konuşmalar nedeniyle tutuklanarak 46,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Leyla Güven tahliye edilmedi. Tüm sözlerinin arkasında olduğunu vurgulayan Güven, "Mesele içerde ya da dışarıda olmak değil mesele demokrasi meselesidir" dedi. 

 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in yaptığı konuşmalar, Efrin operasyonuna gösterdiği tepki nedeniyle 22 Ocak'ta Diyarbakır'daki evinde gözaltına alınıp 31 Ocak'ta tutuklanması sonrası 25 yıldan 46.5 yıla kadar hapsi istemiyle açılan davanın yargılamasına başlandı. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Güven ile avukatları hazır bulundu. DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, DBP Eş Genel Başkan Vekili Gülcihan Şimşek, HDP Kadın Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, HDP ve DBP il eşbaşkanları, Barış Anneleri Meclisi’nin yanı sıra çok sayıda kişi Güven'e destek için duruşma salonunda bulundu.
 
3 AVUKAT SINIRLAMASI GERGİNLİK ÇIKARDI 
 
Kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasıyla başlayan duruşmada mahkeme başkanı KHK ile yapılan düzenlemeyi gerekçe göstererek Güven'in en fazla 3 avukat ile temsil edileceğini söyleyerek avukatlarını seçmesini istedi. Bunun üzerine salonda kısa sıra süreli tartışma yaşandı. Avukat Mehmet Emin Aktar, 3 avukat sınırlamasının savunma hakkını kısıtlayacağı, mahkemenin bu yönde karar vermesi durumunda ihsası rey olacağını belirterek sınırlamanın kaldırılmasını istedi. Mahkeme heyeti oy birliği ile aldığı kararla bu talebi reddetti. Ardından Güven'in savunmasına geçildi. Güven, savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe yaptı. ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasını protesto eden Filistinlerine yönelik müdahalesine tepki gösteren Güven, "İsrail'in Filistin halkına yaptığı katliamı kınıyorum. Nerede katliam yapılırsa yapılsın hepsini kınıyorum" dedi.
 
‘TECRİT İNSANLIK SUÇUDUR’
 
Davanın iddianamesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmemesine "Tecrit bir insanlık suçudur. Bunu kabul etmiyorum" sözlerinin suçlama konusu yapılmasına tepki gösteren Güven, “Ben bu sözlerimi yine söylüyorum. Tecridi kınıyorum. Tecrit bir insanlık suçudur diyorum. Cezaevinde bulunan herkes ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeli. Bugün içerde de dışarda da olsam fark etmez her hafta Adalet Bakanlığına tecridin kaldırılması için dilekçe gönderiyorum. Bunu istemek benim hakkım" dedi. 
 
İddianamede suçlama konusu yapılan bütün konuşmaları DTK Eş Başkanı sıfatıyla yaptığını hatırlatan Güven, yasadışı veya suç olabilecek hiç eyleminin olmadığını söyledi. Kanunlar uygulanacaksa herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Güven, "Konuşmalarımda kullandığım Kürdistan kelimesi suç olarak gösterilmiş. Evet, ben Kürdistan kelimesini kullandım. Benden önce de Kürdistan vardı. 1921 Anayasası’nda Kürdistan vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında Kürdistan, Lazistan eyaletinden bahsetti. Ben bu sözleri kullandığım için cezalandırılacaksam Cumhurbaşkanını da cezalandırın. Demokratik özerklikten bahsettiğim için cezalandırılmak isteniyorum. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş İstanbul için özerklik istedi. Kanunlar herkes için eşit olmalı. O zaman özerklik diyen Kadir Topbaş da yargılanmalı" diye belirtti.
 
'AKP GİBİ DÜŞÜNMEMİZİ İSTİYORLAR'
 
Yıllarca birlikte siyasi parti çalışmalarında bulunduğu Seve Demir ve Türkan Yüksel için yapılan anmaya katılmasının suç sayılmasına tepki gösteren Güven, “Türkan Yüksel'in ailesini yıllarca tanıyorum. Başsağlığı için ailesinin yanına gittim. Anmasına da katıldım. İddianamede, Seve Demir, Asiye Yüksel ve  Mehmet Tunç 'terörist' olarak gösterilmiş ancak bunlar sivil insanlar ve siyaset yürüten insanlar" diye kaydetti.  
 
DTK Eş Başkanı olarak yaptığı konuşmaların iddianameye eksik yansıdığını ifade eden Güven, “Ben bir siyasetçiyim. Konuşmayacağım da ne yapacağım. Sayın Demir ve diğer siyasetçiler konuştuğu için yargılanıyor. Bize ya AKP gibi düşüneceksiniz ya da tutuklanacaksınız denilmek isteniyor. Biz muhalif bir partiyiz. Onlar gibi düşünmek zorunda değiliz. Biz konuştuğumuz hakkımızda çok dava açılıyor. Acaba Kürt olduğumuz için mi yargılanıyoruz" diye sordu.  
 
'BUGÜN DIŞARDA OLSAM İŞGAL DİYECEĞİM'
 
Efrin operasyonuna gösterdiği tepki nedeniyle tutuklandığına dikkat çeken Güven, “Efrin Rojava'nın bir şehridir. Türkiye'nin buraya operasyon yapmasına karşı çıktım. Efrin halkı kendi topraklarında özgürce yaşayan ve kendisini yöneten bir halk. Türkiye'nin Efrin'e yaptığı işgal  ve operasyona karşı çıktık. Orada siviller, çocuklar öldü. Bugün de Türkiye'nin oraya girmesini reddediyorum" dedi.  
 
Bugün içerde ya da dışarda olmanın bir anlamı olmadığını vurgulayan Güven, “Çünkü dışarı çıktığımızda tecrit için insanlık suçudur, sivilleri öldürmeyin, Demokratik özerklik insanların hakkıdır, Efrin'e girmeyin, işgaldir ve Sayın Selahattin Demirtaş özgür olsun diyeceğiz. Mesele içerde ya da dışarda olmak değil mesele demokrasi meselesidir. Kanunları uygulayabilirsiniz, bana ceza vermek için elinizde bir yetki ve imkan var. Ancak bu düşüncelerimi değiştirememem" diye vurguladı.  
 
Ardından söz alan avukatlar Reyhan Yalçındağ Baydemir, Şivan Cemil Özen ve Cemile Turhallı Balsak, iddianamenin özensiz yazıldığı, suçlama konusu yapılan konuşmaların düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek, Güven'in tahliyesini istedi.
 
Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, “kuvvetli suç şüphesi”,  “kaçma ve saklanma şüphesi”, “adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağı” gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, eksikliklerin tamamlanması için 11 Temmuz’a ertelendi.
 
KÜRT ULUSAL BİRLİĞİNİ İSTEMEKLE YARGILANIYOR
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Güven hakkında 2016-2018 yılları arasında katıldığı toplamda 14 basın açıklaması, toplantı, cenaze törenine nedeniyle dava açtı. Güven, “Silahlı örgüt kurma veya yönetme”, “Örgüt propagandası yapmak” ve “Halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtma” ile  “örgüt üyesi olmak” iddialarıyla hazırlanan iki ayrı iddianamede 25 yıldan 46.5 yıla kadar ceza ile yargılanıyor. 
 
‘DURUŞU VE CESARETİ UMUDUMUZU ARTTIRDI’ 
 
Duruşmanın ardından davaya katılan siyasetçiler Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı. Siyasetçiler adına konuşan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Türkiye’de hukuk ve adaletin olmadığını, fikirlerini dile getiren siyasetçilerin tutuklandığını söyleyerek, “Eşbaşkanımız Leyla Güven uzun süredir hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmakta. Bugünkü duruşmada bir kez daha gördük ki Türkiye’de hukuk ve adalet yoktur. Leyla Güven gördüğü doğruları ve yanlışları söylemiştir. Özellikle Efrin için yapılan açıklamada fikirlerini beyan ettiği için tutuklandı ve tutukluluk haline devam kararı verildi. Şunu görmekteyiz, Fikirlerini dile getiren siyasetçiler ya gözaltına alınır ya da tutuklanır. Bu duruşma bize bir kez daha bunu tüm açıklığı ile gösterdi. Bizler hukuk ve adaletin Türkiye’de sağlanması için bir mücadelemize devam edeceğiz. Leyla Güven’in duruşu bize cesaret verdi ve umudumuzu artırdı. Verilen mesaj yanlışları toplum ile paylaşmayın. Ancak bizler bu doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.  
 

Diğer başlıklar

23:18 İran'da devlet kadınlar karşısında pes etti: Zor kullanmak sonuç vermiyor
22:59 Reina katliamı davası: Tüm sanıkların tutukluluk hali devam edecek
22:33 Adnan Oktar'ın da aralarında olduğu 60 kişiye tutuklama talebi
22:21 CHP’den Ünal'a sert cevap: Tarihin çöplüğü diktatörlerin yeridir
21:03 IMF'den Türkiye için kritik uyarı
20:56 HDP’li vekiller teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor
20:41 6’ncı Filo eyleminin 50’nci yılı: Deniz'ler olma günüdür
20:25 Manisa’daki gözaltılar: 11 kişi serbest bırakıldı 1 kişi tutuklandı
19:54 Avrupa Konseyi ve BM'den OHAL açıklaması
19:45 Tahliye edildikten 10 saat sonra gözaltına alındı
18:35 'Ankesörlü telefon' soruşturmasında 132 tutuklama
18:30 Ege’de orman yangınları devam ediyor
18:26 Reina davasında sanık sayısı arttı
17:17 Kılıçdaroğlu ve 72 CHP'li vekil hakkında suç duyurusu
17:08 İşçiler: Migros, Metro ve Media Markt’tan alışveriş yapmayın
17:05 Osman Kavala'nın ilk fotoğrafı paylaşıldı
17:01 Bağcılar Hastanesi'ndeki çocuk istismarı Bakan'a soruldu
17:00 27 yıldır tutuklu Serhat Tuğan'ın annesi oğlunu son kez görmek istiyor
16:55 Oktar ve grubu için 40 savcı görevlendirildi
16:54 AKP'li Ünal'dan Kılıçdaroğlu'na sert sözler
16:53 ABD’li rahip Brunson'a tahliye çıkmadı
16:13 Sağlık emekçileri: Yaşatırken ölmek istemiyoruz
15:40 Mersin açıklarında batan mülteci teknesinde en az 16 kişi yaşamını yitirdi
15:36 HDP heyetinden baskın yapılan taziye evine ziyaret
15:34 Kılıçdaroğlu Çorlu'da: Meteoroloji uyardı önlem alınmadı
15:28 MİT TIR'ları davasında 'durma' talebi sonraki celsede değerlendirilecek
15:21 Milletvekili seçilen Aydeniz'in yargılaması durdurulmadı
14:57 Yüksekdağ'ın duruşması ertelendi
14:40 Yedikleri yemekten rahatsızlanan 700 işçi hastaneye kaldırıldı
14:31 Sendika.org editörü Demirhan ifade verecek savcı bulamadı
14:20 Diyarbakır'da toplu taşıma ücretlerine zam
14:06 Demirtaş’ın tutukluluk haline devam
14:00 CHP’den OHAL raporu: Yeni yasayla 3 yıl boyunca kalıcılaşıyor
13:53 İHD Mersin: Demokrasi mücadelemiz sürecek
13:36 Cezaevindeki 'çete' rapora girdi
13:27 Karayollarındaki karakollar yetmedi şimdi de kuleler konuldu
13:11 HDP’den iki vekile destek: Değerlerimize bağlı kalacağız
13:00 3 Ağustos Êzidî soykırımına ilişkin etkinliklere duyarlılık çağrısı
12:41 AKP’li Yıldız’ın yakınlarından Şenyaşar ailesine tehdit
12:28 Demirtaş mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı
12:19 Sündüs Katliamı 25 yıldır karanlıkta!
12:17 Adnan Oktar adliyeye sevk edildi
12:17 DTK: Rojava Devrimi halkların güvencesidir
12:07 Öcalan’la görüşme talebi 772’nci kez reddedildi
12:05 Mehmet Tunç için AYM’ye başvuru
11:44 CHP lideri Kılıçdaroğlu’na jet soruşturma
11:33 ANHA muhabiri Dicle Ehmed: Kobanê o haldeyken gidemedim
11:23 İşten atılanların yerine Çinli işçiler getirildi
11:09 Bilgen: 3 aylık uzatmalar bitiyor, 3 yıllık uzatmaya gidiliyor
11:08 Hasta yakını doktoru ağır yaraladı