‘Rojava’da zulüm varken yerimizde mi oturalım’

Paylaş:
ANKARA - DEM Partili Sırrı Sakık, “Rojava’da zulüm politikaları uygulanırken biz yerli yerimizde oturmalı mıyız” diye tepki gösterdi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Agirî Milletvekili Sırrı Sakık, Halep’teki Kürt mahallelerinde yapılan katliam ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara dair Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. 
 
Konuşmasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Sakık, bu sürecin Türkiye’ye bir fırsat sunduğunu belirterek, “Bir yılı aşkın bir süredir silahsız bir dönem yaşanıyor Türkiye'de. Çatışma yok, silah yok, şiddet yok, ölüm yok, kan yok. Size, siyaset dünyasına sesleniyor: ‘Sorununuzu barışçıl bir şekilde çözün.’ Türkiye'ye böyle tarihî bir fırsat geldi ama ne yazık ki Türkiye bunu değerlendirmiyor. Türkiye'nin yöneticileri halklarla diyalog kurup müzakere kurmak yerine Ortadoğu bataklığında o cihatçı, o kelle avcıları, o IŞİD artıkları, El Kaide artıkları onlarla diyalog kuruyor” dedi.
 
‘BİZE PARMAK SALAMAYIN’
 
İktidarın Kürtleri tehdit ettiğinin altını çizen Sakık, “Kürtlerle barışacaksanız, tehdit dilini, bize parmak sallamayın. Biz hiçbir yerde, hiçbir zaman kimseye parmak sallamadık ve biz barış istiyoruz. Biz size bir yol öneriyoruz, parmak sallayacağınıza Kürtlerle diyalog kurun, müzakere kurun. Siz 1920'lerde Kürtlere ‘Bu topraklar sizin, bizim ana yurdumuz.’ dediniz, sonra 1924'lerde bunları reddettiniz; o gün bugündür bu kavgalar devam ediyor. Siz hâlâ barış yerine ‘Kürtlerle aslında bin yıllık kardeşliğimiz var, ortada hiçbir şey yok...’ Ama Kürt'ün dili yasak, Kürt'ün kimliği yasak, ‘Kürt’ demek suç” diye konuştu.
 
‘ROJAVA’DAKİLER KARDEŞİMİZ’
 
 Sakık, devamla şunları söyledi: “Ya, Rojava'daki insanlar bizim kardeşimiz, siz anlamıyor musunuz? Onlara zulüm politikaları uygulanırken biz yerli yerimizde oturmalı mıyız? Ne yapmalıyız? Sizin ne işiniz var Rojava'da, sizin ne hakkınız var Rojava'da? Eğer kardeşse bizim kardeşimiz, sizin orada herhangi bir bağınız yok; aslında bu soruyu kendinize sormalısınız. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı gittiği her yerde, Kosova'da, Arnavutluk'ta, Yunanistan'da, Kıbrıs'ta, Doğu Türkistan'da, Uygur'da her tarafta ‘Aman aman ana dilinizi unutmayın, o bir asimilasyondur.’ diyor. Peki, yanı başında birlikte yaşadığınız halkın diline neden saygı duymazsınız? Bu dil size ne etti Allah aşkına? Birlikte bu cumhuriyeti inşa etmedik mi? Birlikte bu vatanı inşa etmedik mi? Nedir hâlâ bu düşmanlık? Yetmiyor burası, dönüyorsunuz, orada, Rojava'da bunları söylüyorsunuz. Bizimkisi parmak sallamak değil, doğru yolu size gösteriyoruz. Doğru yoldan sulh çıkar, doğru yoldan barış çıkar. İşte, bu doğru yolu size söyleyenler, gösterenler burada bu diyaloğu, bu müzakereyi birlikte başlatır.” 
 
Sakık, Rojava’daki Kürtlerin İsaril ile anlaştığı yönündeki iddiaları yalanlayarak, HTŞ’nin İsrail ile Fransa’da yaptığı antlaşmaya ve Türkiye’nin bundaki rolüne de işaret etti. 
 
İYİ Partili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Sakık’ın konuşmasını bölerek, bu sözleri iktidar tarafına söylemesi gerektiğini söyledi. Türkoğlu, sözünün bölünmesine tepki gösteren Sakık’a hakaret etti. Türkoğlu’nun bu sözleri sonrası DEM Parti ve İYİ Partili vekiller arasında gerilim yaşandı. İYİ Partili Şenol Sunat, DEM Partili Milletvekillerin Kürt illeri ve Kürdistan kelimelerini kullanmasına dair “Siz örgütün temsilcisisiniz” dedi. 
 
Meclis Genel Kurulu’nu yöneten DEM Parti Meclis Başkanvekili Pervin Buldan ise bu sırada Sunat’a tepki gösterdi. İYİ Partililerin DEM Partililerin üstüne yürümesi ve Sunat’ın hakaretlerini sürdürmesi üzerine Buldan, “Konuşmayın! Haddinizi bileceksiniz!” diyerek, uyarıda bulundu. 
 
Buldan, tartışmaların devam etmesi nedeniyle oturuma ara verdi.