'Birlikte yaşıyorsak birlikte yöneteceğiz'

img

VAN - Yerel yönetimlerde kadının yeri ve eşbaşkanlığın bu alana yansımalarını değerlendiren Kars Belediyesi Eşbaşkanı Şevin Alaca ve Tuşba Belediyesi Meclis Üyesi Ayşe Minaz, toplumda birlikte yaşayan kadın ve erkeğin; kamusal alanlarda da karar alma ve yönetim süreçlerinde de birlikte yer almasının önemine değindi. 

 
Kadın alanının en fazla tahribe uğrayan alan olmasından dolayı bu alana yapılacak hizmetin; demokrasiye, ekolojiye ve topluma hizmet olacağı bilinciyle, pozitif ayrımcılık, cins kotası ve ardından da eşbaşkanlık sistemini her alanda hakim kılmaya çalışan Kürt siyaseti, eşit ve adaletin yön verdiği bir toplumsal yapının yaratılmasını hedefliyor. Siyasetin ve toplumun demokratikleştirilmesi, eril ve ekolojiden kopuk kentlerin dönüştürülmesi sürecinin cinsiyet özgürlüğünden yoksun işlemeyeceği gerçeğinden hareketle politika üreten Kürt kadınları yerel yöneticileri, kadın eksenli çalışmalarını sürdürüyor. Belediyelerin bütün kademelerinde cins kotasını ilkesel olarak kabul edip, uygulamaya koyan yerel yöneticiler, göreve geldikleri tarihten itibaren; kadınların hayatın her alanında erkeklerle eşit olmasını sağlamak, mesleki ve sosyal ayrımcılığı önlemek, kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını mümkün kılmak gibi kadın girişimciliği ve istihdamı için birçok çalışmaya imza attı. Bu anlamda; kadın merkezi, kooperatif, dernek, sosyal, kültürel ve istihdam alanı, atölye, sağlık merkezi gibi sadece kadınlara hizmet veren birçok alan hizmete açan yerel yöneticiler, 2016 yılına kadar mevcut alanlara yenilerini ekledi. Darbe girişiminin yaşandığı 2016 yılının Kasım ayından sonra saldırıların odağı haline gelen bu kadın alanları,  ya kapatıldı ya da amacının dışında hizmet vermeye başladı. 31 Mart 2019 yerel seçimleri ardından yeniden birçok belediyeyi kayyımlardan geri alan yerel yöneticiler, kaldıkları yerden devam etmeye başladı; ancak bunlardan bir çoğu bir kez daha kayyım politikasının hedefi oldu. 
 
Yerel yönetimlerde kadının yeri ve eşbaşkanlığın bu alana yansımasını değerlendiren Kars Belediyesi Eşbaşkanı Şevin Alaca ve Tuşba Belediyesi Meclis Üyesi Ayşe Minaz, toplumda birlikte yaşayan kadın ve erkeğin; kamusal alanlarda da karar alma ve yönetim süreçlerinde de birlikte yer almasının önemine vurgu yaptı. 
 
31 Mart 2019 seçimleri ardından bir ilkin gerçekleştirildiği Kars Belediyesi, kadın alanlarının yaratılması anlamında projeler üreterek hayata geçirmeye çalışıyor. Eşit temsiliyetle çalışmalarını sürdüren belediye, kadınların ürettiği el işi veya dokuma ürünlerini satabileceği semt pazarları açılıyor. İlk semt pazarını 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde açacak olan belediye, ayrıca kadınların hukuki ve psikolojik danışmanlık alabileceği, meslek edindirme kurslarının düzenleneceği ve sosyalleşeceği Kadın Dayanışma Merkezi'ni açmayı hedefliyor. 
 
'PARTİMİZİN ÜLKEYE KAZANDIRDIĞI BİR SİSTEM' 
 
Demokratik siyasetin en önemli dinamiğinin, zemininde güçlü bir yerel yönetim barındıran dinamik olduğuna vurgu yapan Kars Belediyesi Eşbaşkanı Şevin Alaca, güçlü bir yerel yönetimin ise katılımla gerçekleşebileceğine vurgu yaptı. Yerel yönetimlerin sunmuş olduğu hizmetlerin bir çoğunun doğrudan kadınları etkilediğine işaret eden Alaca, "Bu sonuçtan hareketle kadınların bu hizmetlerin planlanması ve yürütülmesi süreçlerinde aktif rol alması çok önemlidir. Eşbaşkanlık çok önemli bir uygulama ve idari yönetim şeklidir. Partimizin ülkeye kazandırmış olduğu bir sistemdir. Toplumda özellikle dezavantajlı gruplar arasında yer alan kadınların, eşit temsiliyetle karar alma pozisyonunda olması, demokratikleşme sürecine de çok ciddi katkı sağlamaktadır. Kadına yönelik sorunların temelinde erkek egemen zihniyetin olduğu sonucundan hareketle, bu sorunların çözümünde kadınların yer alması, yerel yönetimlerde kadının yerinin açık göstergesidir" dedi. 
 
'BİRLİKTE YAŞIYORSAK, BİRLİKTE KARAR ALABİLİRİZ' 
 
Eşbaşkanlığın yerel yönetimlerde uygulanmasının Kars’ta zihniyet dönüşümüne öncülük ettiğini söyleyen Alaca, durumun "koltuk ve iktidar paylaşımı" olarak algılanmaması gerektiğine dikkat çekti.  Alaca, "Eşbaşkanlık, kadın ve erkeğin ortak bir irade ve karar alma gücü olarak düşünülmesi gerekiyor. Uygulamada tabi ki bir takım zorluklarla karşılaşılmaktadır; ama görev ve konum olarak her iki eşbaşkanın da birbirinden farkı yoktur. Toplumda her iki cins olarak birlikte yaşıyorsak, kamusal alanlarda da karar alma ve yönetim süreçlerinde birlikte yer almalıyız" dedi. 
 
'KADINLARI, KADINLARDAN DİNLİYORUZ' 
 
Mahallelerde kadın toplantıları alarak, eşbaşkanlık sistemi ve kadınların yerel yönetimlerde yer almasının önemini anlattıklarını paylaşan Alaca, "Sorunlarını birebir kendilerinden dinliyoruz. Sorunlara yönelik çözüm önerilerini de dinliyoruz. Kadınların yönetimlerde katılımcı olmasının yolunu bu şekilde açmaya çalışıyoruz" ifadesinde bulundu. 
 
'SAHADA BAŞARININ NEDENİ EŞBAŞKANLIK SİSTEMİDİR'
 
Türkiye'de hala yerel yönetimlerin 1950’li yılların "yol, su, kanalizasyon çalışmaları" olarak nitelendirildiğini hatırlatan Tuşba Belediyesi Meclis Üyesi Ayşe Minaz, "Bunlar çok elzem hizmetlerdir; ancak içinde bulunduğumuz çağ yerel yönetim mekanizma hizmetini biraz daha farklılaştırıyor. İnsanların yaşam kalitelerini artırmak ve toplumsal alana yaymak adına kadın, kültür merkezleri, yaşam ve gençlik merkezlerine ihtiyaç vardır. Bunlar da yerel yönetimlerle olabilir. Yerel yönetimlerde kadının olması hemcinsini anlama, cins bilincini açığa çıkartma ve bununla ilgili ihtiyaç doğrultusunda hizmet üretme oluyor. Özellikle eşbaşkanlık sisteminin sahada başarılı olmasının nedeni de budur” dedi. 
 
‘KADINLAR ŞİMDİ DAHA ÖZGÜR’
 
Kadınların, yerel yönetim hizmet sunum mekanizması içerisinde yer almasının önemine vurgu yapan Minaz, "2014 yılı seçimlerinde yaptığımız çalışmalarda kadınlar kapıyı açmamadan aralayarak kapının bize bakıyordu; ama şimdi gittiğimizde daha rahat ve özgür bir şekilde kapılarını açabiliyorlar" dedi. 
 
‘İKTİDAR, KADINLARI HİÇBİR YERDE GÖRMEK İSTEMİYOR’
 
AKP iktidarı öncesine değinen Minaz, siyasal İslam'ın sonuçlarına işaret etti. Minaz, şöyle devam etti: “Devlet tiyatrolarına bile o kadar ciddi yaptırımlar uygulayan bir iktidar gerçeği var. Kadını hiçbir yerde görmek istemiyorlar. Bizim dönemimizde kayyum geldikten sonra Kadın Yaşam Merkezi bir vakfa bağışlandı. Bunlar çok önemli mesajlardır. Bizlerin, onları çok iyi görmesi ve verilen mesajları iyi okuması gerekiyor. Bütün kadın derneklerine, kurumlarına ve platformlarına şunu söylemek istiyorum. Bölgede yapılan bütün kadın kazanımlarını kayyumlar yerle bir etti. Bölgeyi toparlamak, kadının biraz daha sosyalleşmesini sağlamak zaman alacaktır; ancak bizler bu zamanı kaybetmemek için sahada her gün çalışıyoruz. Sizler de bize destek olun.”
 
MA / Özlem Yayan