HDP kongresi herkeste mücadele güvenini tazeledi

  • analiz
  • 12:13 12 Şubat 2018
  • |
img

ANKARA - Yeniden varolmak ve yenilmediğini, bitmediğini kanıtlamanın önemli bir göstergesi oldu HDP kongresi. Bununla birlikte HDP kongresi önümüzdeki dönem mücadele görev ve sorumluluğuyla sona erdi ve herkese de bu konuda güven aşıladı. 

Çok kritik bir dönemde ve çok olağanüstü koşullarda varlık mücadelesi veren Halkların Demokratik Partisi (HDP), önemli mesajlarla dolu bir kongreyi geride bıraktı. HDP’nin “kongre yapamaz” denilen koşullarda 30 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği kongrede, bugün basında tehdit ve hakaret üzerinden yer aldı. AKP’ye yakın bir kaç basının ilk sayfadan gördüğü HDP kongresi üzerinden Kürt siyaseti ve bileşenleri tehdit edildi. 
 
Bir hakaret başlığıyla HDP kongresini gören Star Gazetesi, “12 şehidimizin uğurlandığı gün başkentteki bu ihanet milletin yüreğindeki acıyı katmerledi” ifadeleriyle kongre katılımcıları hedef gösterildi. Türkiye Gazetesi, HDP kongresini işaret ederek, “İhanetin en büyüğünü sergilediler” sözleriyle haberi verdi. Yenisöz isimli gazete ise, HDP kongresini, “Bu hainlere hadlerini bildirin” tehdidi ve hedef göstermesiyle verdi. 
 
SALONDA İSTENMEYEN SLOGANLAR
 
Şimdiye kadar bu tür hedef göstermelerle yargı, polis kıskacına alınan ve ona rağmen dün onbinlerce kişinin katılımıyla kongresini yapan HDP’ye yönelik bu tehdit ve rahatsızlığın nedeni ne? Bunu birçok açıdan değerlendirmek mümkün ama HDP kongresinin verdiği mesajlar aslında HDP’nin neden hedef seçildiğini göstermesi açısından önemli bir veri sunuyor. Salonda rahatsızlık duyularak indirilen 3 pankart vardı. Bunlardan biri “Savaşa hayır” pankartıydı, diğerleri ise “Tek adam, tek tip ve OHAL’e karşıyız” ve “Tecride hayır” pankartıydı. Barış ve savaş karşıtlığını savunması tehlikeli görülen HDP şimdiye kadar, bugün savaşı kutsayan ve savunan iktidar medyası tarafından “savaşı savunmakla, kandan beslenmekle” suçlanıyordu. O açıdan bu kongre aynı zamanda kimlikleri yerli yerine oturtma işlevi de gördü. 
 
EFRİN İÇİN ANKARA’YA YÜRÜYÜŞ
 
Yine kongrenin en önemli mesajı bütün tutuklama, gözaltı ve tehditlere rağmen Efrin’i sahiplenmesi oldu. Ankara’ya gelen 30 bin kişi sık sık Efrin’e destek veren slogan attı. Hatta bir ara bu slogan yüzünden salon dışında halay çeken bir gruba da polis müdahale etti. Bu yüzden kimi katılımcılar, Kürtlerin onbinlerle HDP kongresine gelmesini, “Ankara’ya yapılan Efrin yürüyüşü” olarak nitelendirdi. Bu görüşü dile getirenlere göre, Kürtler Kobanê sürecinde sınıra yürümüştü. Ama bugün şartlar farklı olduğu için bu duyarlılıkla Ankara’ya yürüdü. 
 
ÖCALAN’A DUYULAN ÖZLEM
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın bunca yıldır süren tecride rağmen büyük sahiplenildiği kongre salonu, delegelerin ve Kürt halkının büyük bir değer verdiği Selahattin Demirtaş adı üzerinden, verdiği bedellerin partisi olan HDP’ye operasyon çekilmesine de izin vermedi. Allah var Demirtaş da kendi adına HDP’ye operasyon çekmeye çalışanlara karşı başından beri tutarlı bir mücadele sergiledi. 
 
ULUSLARARASI DESTEK 
 
Yine kongrenin öne çıkan en önemli mesajlarından biri de, Kürt halkının dostlarıyla verdiği mücadelenin artık uluslararası düzeyde daha fazla kabul görüyor olması oldu. Yıllardır HDP ve öncesi partilerin Ankara’daki kongrelerini izlememize rağmen ilk kez bu düzeyde yüksek temsiliyetli bir uluslararası delegasyonun HDP kongresinde yer aldığına şahitlik ettik. 
 
Hatta bunu deneyimli siyasetçi Ertuğrul Kürkçü de işaret ediyor: “HDP kurulduğu günden beri ulaşabildiği en geniş uluslararası zemini oluşturabilmiş olmasından dolayı çok memnunum. Daha önce elçilikler bu kongreleri izlerdi ama şimdi halk diplomasinin genişlediğini görüyorum. Gerek Avrupa Sol Partisi ve Avrupa Sosyalist Partisi, ki bunlar bütün etkili sol ve sosyalist partileri kapsıyor, onlar buradaydı. SRİZA buradaydı. Kürdistan’ın pek çok çevresinden siyasi temsilciler buradaydı. Ortadoğu’da katılım önemliydi. Özellikle Leyla Xalid’in konuşması Kürt-Arap çatışmasının yaratılmaya çalışıldığı bir dönemde buna etkin bir müdahale oldu. Verilen mesajlarda HDP’nin savaş karşıtı tutumu büyük bir taktir aldı. HDP’nin yanında, yani mağdurun yanında yer almaktan ziyade HDP’nin faşizme karşı mücadelesinden öğrenme mesajı etkileyiciydi. Bu göğüs kabartıcı ve gönendirici bir şey. Ben dostlarımızla buradaki bileşenle hapisteki yoldaşlarımıza çok büyük bir selam gönderdiğimizi düşünüyorum. Her açıdan çok mutluyum. Eğer onlarda izledilerse çekilmediğini bu acının gördüklerini düşünüyorum.” 
 
HDP PROGRAMINA SAHİP ÇIKTI
 
Yine HDP önemli bir karar ve birikimle kendi çok kimlikli, çok yapılı ama birlik siyasetine dönmüş olduğunu da bu kongrede göstermiş oldu. HDP kadın partisi olduğunu hem Parti Meclisi’ndeki kadın temsiliyetiyle hem de salondaki bileşenle bir kez daha gösterdi. Kürt hareketi ile devrimci sosyalist hareketi birleştirme projesi olan HDP, bütün saldırılara rağmen halen bununla var olduğunu da 3’üncü Olağan Kongresi’nde teyit etmiş oldu. Kongre divanı HDP’nin bütün renklerinden oluştu: Kürt, Türk, Alevi, Ermeni, Êzidî; sosyalist, kadın, erkek… 
 
PAYLAN: KÜRT HALKININ YANINDA YER ALIYORUZ
 
Daha önce bu konuda “HDP kendi programını yeniden hatırlamalı bu kongre atılım kongresi olmalı” diyen İstanbul Milletvekili Garo Paylan da sonuçlardan memnun. Paylan’ın da içinde yer aldığı divandaki renklilik ve çokluk, HDP’nin kendi programından uzaklaşmadığının göstergesi. Paylan konuya ilişkin şunları söyledi: “Biz hepimiz HDP’liyiz, elbette ki kimliklerimiz onurlarımızdır. Ben Ermeni olarak kimliğim ile onur duyuyorum. Ama kim gadre uğruyorsa onun yanındayım. Bugün devlet en çok Kürt halkına saldırıyor o yüzden bugün Kürt halkının yanındayım. Yarın biliyorum ki benim başıma bir şey gelse bütün Kürt kardeşlerim benim yanımda olacak. Ama biliyoruz ki her şeyden önce hepimiz insanız. Hepimiz barış istiyoruz, kardeşçe bir arada yaşamak istiyoruz.” 
 
KATILIMCILARA GÜVEN VERDİ
 
Elbette HDP kongresinin ortaya çıkardığı mesajlar üzerinden uzun süre konuşulacak önemli gelişmelerden biri oldu. Bu aynı zamanda salonda biraz da merakla toplanan diğer toplumsal muhalefet kesimlerine büyük bir inanç aşıladı ve güven verdi. Salona biraz ürkerek gelen HDP dışındaki herkesin yüzü gülerek o gün salondan ayrıldılar. Ertuğrul Kürkçü ve Garo Paylan’ın bu açılardan da kongre değerlendirmeleri önemli.
 
KÜRKÇÜ: KONGRE SONUÇLARINDAN ÇOK MUTLUYUM
 
Türkiye devrimci hareketinin de önemli isimlerinden biri olan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, kongreyi şöyle değerlendirdi: “Kongre’nin başarılı olduğunu, kongre komisyonun ortaya koyduğu hedeflerin tümünün gerçekleştiğini görüyorum. Kongrenin kendisini yapmak bile önemliydi, üstelik bu yüksek bir hedef konularak ve bu hedefe ulaşılarak yapıldı. Bu salonu tutmak ve kongreyi burada gerçekleştirmek bir meydan okumaydı ve bunu gerçekleştirdik. Kongrede birliği sağlamak önemliydi. Bu kongrede yeni eş genel başkanlar seçmeye zorladı hayat bizi. Hapisteki eş genel başkanlar yerine yeni eş genel başkanlar seçmek, eş genel başkanları değiştirmek ve bunu tüm kitlenin onayını alarak yapabilmek çok önemliydik. Bunu da pürüzsüz ve delegenin onayını alarak gerçekleştirdik. Kongreyi başından sonuna kadar halk izledi. 30 bine yakın insan kongre alanında toplandı. Bunun gerçekleşme koşulları bakımından çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Kongredeki hedefler ve mesajlar bir kararlılık içeriyordu. Bunu yansıtan duruş ve söylemler vardı. Geniş bir demokrasi cephesi kurmak gibi bir hedef vardı. Başlıca hedef olarak savaşın sonlanması, hem içerideki Kürt savaşının hem de Efrin savaşının sonlandırılması önemliydi. Hem de OHAL’in sona erdirilmesi talebi önemliydi. Bunun etrafında sağlam dayanışmalar kurmalıyız. Hem birlik hem de çokluk ve çeşitlilik; Kürtlerin mücadelesi ile Türkiye’nin batısındaki faşizme karşı mücadelenin bir birine bakabilmesi, HDP’nin programını ve ilkelerini kaybetmeksizin bu baskı dönemine cevap verdi. Bu baskı dönemi altında bir kongre gerçekleştirdik ben sonuçlardan son derece memnunum ve halklarımız için bu bir başarıdır. Halklarımıza armağan olsun.” 
 
‘BİRBİRİMİZE CESARETİ BULAŞTIRDIK’
 
Garo Paylan da HDP kongresindeki yüksek düzeyli yabancı dayanışmayı, “Büyük insanlığın evrensel değerlerinin buluşması” olarak nitelendirdi ve gelen konukların salondan cesaretlenerek ayrıldıklarını söyledi. Paylan, şunları ifade etti: “Saray iktidarı halklarımızın üzerine korkuyu salmaya ve bulaştırmaya çalışıyor. Bana mahkumsunuz demeye çalışıyor. Biz bugün bu korkunun bize bulaşmadığını gösterdik, istediğimiz şeyin halkların bir arada ve kardeşçe yaşaması olduğunu gösterdik ve yeniden programımızı hatırladık, hatırlattık. Bütün halklar kardeşiz ve bunu herkese gösterdik bu kongrede cesareti bir birimize bulaştırdık. Programımızı yeniden hatırladık. Ben bu kongreden daha moralli ve coşkulu çıkıyorum. Umuyorum ki buraya gelen 30 bin kişi de mahallelerine döndüklerinde o cesareti o mutluluğu ve bir arada yaşama duygusunu bir birlerine bulaştırırlar. Bu kongre umarım ki bu kötülüğün üstümüze salınması konusunda bir dönüm noktası olur hak ettiğimiz kardeşliği barışı bir an önce yakalarız.”  
 
MA / Kenan Kırkaya